Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/12129 E. 2010/12297 K. 08.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12129
KARAR NO : 2010/12297
KARAR TARİHİ : 08.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.07.2003 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Dava, yaylaya müdahalenin men’i ve kal istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dosyanın incelenmesi neticesinde; dava konusu taşınmaza ilişkin olarak 03.10.2007 tarihinde kadastro tutanağı tanzim olunduğu, tutanağın dava açıldığından kesinleştirilmediği saptanmıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 25/son maddesinde kadastro mahkemelerinin “zaman” bakımından görev ve yetkileri belirlenmiştir. Bu hükme göre “kadastro mahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar”. 3402 sayılı Kadastro Kanununun “mahalli mahkemelerde görülmekte olan davaların devri ve eksik idari işler hakkında yapılacak işlem” başlıklı 27.maddesinin 1.fıkrasında “mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur” hükmü yer almaktadır. Bu iki hüküm birlikte düşünüldüğünde çıkarılacak sonuç şudur: mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmekle genel mahkemelerin görevi sona ermektedir. Bu durumda mahalli mahkemenin yapması gereken iş; 3402 sayılı Yasanın 27/1 maddesi gereğince dosyayı re’sen kadastro mahkemesine devretmek olmalıdır. Az yukarıda bahsi geçen madde hükümleri bu hususu emretmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu edilen taşınmaza ilişkin olarak 101 ada 6 parsel numarası ile 03.10.2007 tarihinde kadastro tutanağı tanzim olunduğu, bu tarih itibariyle Sürmene Asliye Hukuk Mahkemesinin davaya bakma görevi sona erdiği, dosyanın kadastro mahkemesine re’sen devri gerektiği halde, mahalli mahkemece işin esasını çözen hükmün kurulmuş olması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 08.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.