YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12251
KARAR NO : 2010/13256
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.03.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … Çifçi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 2331 parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmazının genel yolla bağlantısının bulunmadığını belirterek; davalı …’a ait 2356 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Yargılama sırasında, alternatif geçit güzergahı olarak belirlenen 2320,2330 ve 2321 parsel sayılı taşınmazların malikleri 07.06.2010 günlü harçsız dahili dava dilekçesi ile davaya dahil etmiştir.
Mahkemece 2331 parsel sayılı taşınmaz yararına, dahili davalılar …. ve …’a ait 2320,2321 ve 2330 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, 2320 ve 2321parsel sayılı taşınmaz malikleri … ve … temyiz etmişlerdir.
Yargılama sırasında, uygun geçit yeri olarak dava açılanlar dışında yeni bir taşınmaz belirlenmesi halinde, bu yeni taşınmaz malikleri hakkında ya usulünce dava açılıp eldeki dava ile birleştirilmeli ya da usul ekonomisi açısından harcı da verilmek suretiyle aynı davaya dahil edilmeleri sağlanmalıdır. 2320,2331 e 2330 parsel sayılı taşınmaz malikleri hakkında bu kural çerçevesinde işlem yapılmadığı ve bu parsel malikleri hakkında usulünce açılmış bir dava olmadığı halde işin esasına girilerek istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre; de üzerinde geçit kurulan taşınmazlar meyve bahçesi olduğuna göre geçit yerinde kalan ve bu nedenle kesilmesi gereken ağaç bedellerinin de geçit bedeline eklenmesi gerektiği halde bu husus dikkate alınmayarak sadece arazi bedeli dikkate alınarak geçit bedelinin saptanması da isabetli olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 02.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.