Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/12608 E. 2010/13848 K. 10.12.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 08:46
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12608
KARAR NO : 2010/13848
KARAR TARİHİ : 10.12.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 19.02.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalının davacıya ait taşınmazın fen bilirkişisinin 26.04.2010 tarihli raporunda B harfiyle gösterilen bölümüne elatmasının ve ayrıca davalıya ait foseptik çukurundan davacının taşınmazına yapılan su sızıntısı şeklindeki müdahalesinin önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-296 sayılı parsel maliki davacı, davalıya ait komşu 297 sayılı parselde bulunan foseptik çukurundan kendi taşınmazına su sızdırmak suretiyle zarar verdiğini ileri sürerek müdahalesinin önlenmesini istemiş ise de dosyada mevcut 26.04.2010 tarihli fen bilirkişiler..... ve .......'ın raporunda; foseptik çukuru olarak yapılan C harfi ile gösterilen 34,62 m2'lik yeri ve çukur içerisindeki suyun tahmini istikametini belirlediklerini belirtmişlerdir. 25.05.2010 tarihli ziraat bilirkişisi ... ve mülk bilirkişisi Birsen Çelik'in raporunda ise; foseptik çukurunda su seviyesinin 160 cm.nin üstüne çıkması halinde sızıntı yapabileceği kanaati oluştuğunu belirtmişlerdir. Bilirkişi raporundan foseptik çukurundan halen sızan bir su olmadığı ve zararın mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Bir kimsenin mülkünü kullanırken komşusuna zarar verecek her türlü davranıştan çekinmesi Türk Medeni Kanununun 661. maddesi hükmü gereğidir. Ancak, somut olayda komşuluk hukuku yönünden henüz gerçekleşmiş bir zarar mevcut olmadığından bu yöne ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2). bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 10.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.