Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/12675 E. 2010/13721 K. 09.12.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 09:04


YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12675
KARAR NO : 2010/13721
KARAR TARİHİ : 09.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.12.2009 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava kabul edilerek 102 ada 74 sayılı parselde kayıtlı gayrimenkul üzerinde bulunan binanın bodrum kat 1 no’lu meskeninin ve 1 no’lu kömürlüğünün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Davada dayanılan 08.03.2004 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi biçimine uygun düzenlendiğinden, hüküm ve sonuç meydana getirir. Bu sözleşmede davalının, 102 ada 74 sayılı parseldeki kat irtifakı kurulmuş ve 16/230 arsa paylı olan bodrum kat 1 no’lu meskeni ile eklentisi olan kömürlüğü davalıya satış vaadinde bulunduğu görülmektedir.
Dosyadaki tapu kayıtlarının incelenmesinde; satış vaadi sözleşmesine konu 102 ada 74 sayılı parselin kaydının, imar uygulaması sebebiyle kapatıldığı, tapu sicil müdürlüğünün 20.01.2010 tarihli cevabına göre de ifraz işlemi sonucu 1666 ada 9 sayılı parsele gittiği anlaşılmaktadır. 102 ada 74 sayılı parselin gitti kaydı olan 1666 ada 9 sayılı parsel ise, tapuda arsa niteliği ile kayıtlıdır. Taşınmazda, davalı ...’ın 1760/26910 payı bulunmaktadır.
Mahkemece, 102 ada 74 sayılı parselde kat irtifakı kurulduğu halde, bunun gittisi olarak bildirilen 1666 ada 9 sayılı parselde hangi sebeple kat irtifakının işlenmediği hususu üzerinde durulmamıştır. Öncelikle bu husus üzerinde durulmalı, şayet taşınmazın tapuda arsa olarak kaydedilmiş olmasında bir yanılgı yoksa, hükmün kat irtifakı esas alınarak tesisine olanak bulunmadığı yönü düşünülmelidir. Zira, taşınmaz tapuda arsa niteliğiyle kayıtlı ise mahkemece “102 ada 74 sayılı parselde kayıtlı gayrimenkul üzerinde bulunan binanın bodrum kat 1 numaralı meskeni ve 1 numaralı kömürlüğünün” tapu iptali ve tescili şeklinde kurulan hüküm infaz edilemez. Bu durumda, hükmün 1666 ada 9 sayılı parseldeki davalıya ait 1760/26910 paydan satış vaadine konu payın iptal ve tescili şeklinde tesisi gerekir.
Mahkemece, bütün bu yönler üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ve araştırmayla ve infazı olanaksız biçimde hüküm tesisi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 09.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.