Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/12676 E. 2010/13849 K. 10.12.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 09:03


YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12676
KARAR NO : 2010/13849
KARAR TARİHİ : 10.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 17.04.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, 09.01.2007 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, sözleşmenin borcun teminatı olarak düzenlendiğini, davacıdan aldığı borcu ödediği halde sözleşmenin kendisine geri verilmediğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, davalının 87 sayılı parseldeki 1/2 payının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davada dayanılan 09.01.2007 günlü sözleşmenin konusu, davalının tam hisse olarak malik olduğu 87 sayılı parseldeki 1/2 payın satışının vaadine ilişkindir. Taşınmaz, tapuda Çiftehan (merkez) köyü Garipçe mevkiinde kayıtlıdır. Taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır.Mahkemece, öncelikle taşınmazın bulunduğu yerde imar planı olup olmadığı araştırılmalı, şayet taşınmazın imar planı olmayan bir yerde olduğu saptanırsa 3194 sayılı İmar Kanununun 18/son maddesi uyarınca bu gibi yerlerde yapılaşma amacıyla arsa ve parsellerin hisselere bölünmesinin mümkün olmadığı düşünülmeli, bunun sonucuna göre bir karar verilmelidir. Değinilen yönün gözardı edilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; dava, 25.000,00 TL değer gösterilerek açılmıştır. Taşınmazın, keşifteki değeri 212.296,25 TL olarak hesaplanmış, ancak davacı tarafından bu değer üzerinden eksik peşin harç tamamlanmış değildir. Bu sebeple davacı yararına 25.000,00 TL değer üzerinden avukatlık ücreti verilmesi gerekirken, harcı tamamlanmayan keşifteki değer üzerinden avukatlık ücreti takdiri de yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.