Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/12787 E. 2010/14199 K. 17.12.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 13:09


YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12787
KARAR NO : 2010/14199
KARAR TARİHİ : 17.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.10.2004 tarihinde verilen dilekçe ile tersimat hatasının düzeltilmesi istenmiş, yargılama aşamasında ...'ın 17.04.2003 tarihinde açtığı tersimatın düzeltilmesi ve elatmanın önlenmesi davası ile birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların görev yönünden reddine dair verilen 02.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava ve birleşen dava, taşınmaz paftasındaki tersimat hatasının düzeltilmesi istemiyle açılmıştır.
Her iki davanın davalısı da, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, görevsizlik kararı ile dosyanın kadastro müdürlüğüne gönderilmesi hüküm altına alınmıştır.
Hükmü, birleşen davanın davacıları temyiz etmiştir.
Çapa bağlanmış taşınmaz malların yüzölçümü kural olarak çap kaydının uygulanması ile belirlenir. Ancak, taşınmazın kadastro tespiti sırasında veya sonradan yapılan işlemler nedeniyle ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ve bundan kaynaklanan yüzölçümü hatası varsa bunun düzeltmesi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesine göre re’sen veya ilgilinin müracaatı üzerine kadastro müdürlüğünce yapılabilir. Kadastro müdürlüğünün yaptığı işlem üzerine bu işlemin iptali için de sulh mahkemelerinde dava açılma olanağı vardır. Somut olayda ise; davacı tarafından anılan yasanın 41.maddesine dayanılarak işlem yapılmak üzere kadastro müdürlüğüne başvurulmamış, doğrudan mahkemede dava açılmıştır. Yasada öngörülen işlem basamakları yerine getirilmeden doğrudan açılan davanın dinlenme olanağı yoktur. Mahkemece, açıklanan bu hususlar ve HUMK’nun 7. maddesi hükmü gözetilerek idari makamın görevine giren bir iş kendisine arz olunduğundan davanın yargı yeri nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilerek dosyanın başvuru halinde kadastro müdürlüğüne gönderilmesinin hüküm altına alınması doğru değil ise de, bu husus bozma nedeni yapılmamış, hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının 1.bendinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine “asıl dava ve birleşen davanın HUMK’nun 7.maddesi uyarınca yargı yeri nedeniyle reddine” cümlesinin 1.bent olarak eklenmesine, kararın bu şekilde hüküm fıkrası DEĞİŞTİRİLEREK ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 17.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.