Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/12825 E. 2010/13293 K. 02.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12825
KARAR NO : 2010/13293
KARAR TARİHİ : 02.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.12.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, 30.07.1993 günlü satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, satış vaadine konu edilen ve 250 m2’den ibaret taşınmaz bölümünün imar uygulamasında park ve yol alanında kaldığını, ifada imkansızlık olduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, bilirkişinin 06.04.2009 günlü krokisinde B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ait kaydın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vasisi temyiz etmiş, karar Dairemizin 20.11.2009 tarihli ilamıyla ve ilamda yazılı nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, önceki hüküm gibi karar kurulmuştur.
Hükmü, davalı vasisi temyiz etmiştir.
Mahkemece, istek bilirkişi rapor ve krokisinde (B) ile gösterilen bölümün müstakilen davacı adına tescili suretiyle kabul edilmiştir. 461 ada 1 parsel sayılı taşınmaz imar parselidir. Bu parselin ifraz olanağı bulunup bulunmadığını tespitte belediye yetkilidir. Pazarcık Belediye Başkanlığı 08.03.2010 tarihli yazısında, ifrazın ancak parsel genişliğinin yan bahçe mesafeleri 12 m., parsel derinliğinin ise ön bahçe mesafesi 18 m.’den aşağı olmamak şartıyla olanaklı bulunduğunu belirtmiştir. Bu durumda mahkemece, hükme dayanak yapılan
bilirkişinin 16.04.2009 tarihli rapor ve ekinin yetkili belediyeye gönderilmesi ve çizilen krokiye göre bölünmemin mümkün olup olmadığının belediyeden sorup, teyit olunarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekmektedir. Bu konuda dosyaya ek rapor sunan bilirkişi yetkili olmadığı halde, istemin yazılı olduğu şekilde kabulü doğru değildir.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 02.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.