Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/12846 E. 2010/13775 K. 10.12.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 08:27


YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12846
KARAR NO : 2010/13775
KARAR TARİHİ : 10.12.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.07.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 88 parsel sayılı taşınmaz maliki davalının 92 parsel sayılı taşınmazının 1.000m² bölümüne ağaç dikmek, ekip biçmek ve kullanımını engellemek yoluyla elattığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesini ve ağaçların kal’inin istemiştir.
Davalı, davacının taşınmazına taşkınlığının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal istemlerine ilişkindir.
Hükme esas alınan teknik bilirkişi raporlarına ekli krokide, kırmızı renkle gösterilen 92 parsel sayılı taşınmazın 165,46m2 bölümünün davalı tarafından tarım yapılmak suretiyle kullanıldığı, ağaç dikili bulunmadığı saptanmıştır. Fen bilirkişi raporunda işaretlenen bu kısma ilişkin elatmanın önlenmesine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ancak, davacı 1.000 metrekarelik bölüme elatmanın önlenmesi ve kal isteminde bulunmuş, mahkemece, 92 parsel sayılı taşınmazın haksız olarak kullanılan 165,46 metrekare bölümü hakkında kabul kararı verilmiştir.
Davacının istemi hakkında kısmen kabul kısmen ret hükmü kurulmuş olduğu halde, yargılama giderlerinin tamamından davalı sorumlu tutulmuştur. HUMK’nun 417/1. maddesinde, bir davada her iki tarafında kısmen haklı çıkması halinde haklı çıkma oranına göre yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılacağı hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, HUMK’nun 417/1 madde hükmüne aykırı olarak, istemin reddedilen bölümü dikkate alınarak yargılama giderlerinin paylaştırılması gerekirken tamamının davalıya yükletilmesi, ayrıca kendini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 10.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.