Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/12851 E. 2010/13887 K. 13.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12851
KARAR NO : 2010/13887
KARAR TARİHİ : 13.12.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.06.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 3289 parsel sayılı taşınmazına ve taşınmazının güney sınırında bulunan yola davalının elatmasının önlenmesi ve ecrimisil isteminde bulunmuştur.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece istemin bir kısmı hüküm altına alınarak elatmanın önlenmesine ve 438,11 TL ecrimisilin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine ve özellikle dosyada mevcut bilirkişi raporu uyarınca davalının davacı taşınmazına ve yola elattığı tespit edilmiş olmasına göre davalı vekilinin elatmanın önlenmesi kararına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davaya konu taşınmazın tedavüllü tapu kaydı incelendiğinde davacının taşınmazda 26.09.2007 tarihinde tam malik olduğu, bu tarihten önce taşınmazın davacı ile kardeşi Mustafa Baktır arasında 1/2 miras paylı olarak elbirliği mülkiyetine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Davacının ecrimisil istemi ise dava tarihinden geriye doğru 5 yıla yönelik olduğundan davacının tam malik olmadığı dönemi de kapsamaktadır. Yukarıda belirtilen husus dikkate alınmadan, davacıyı ecrimisil istenen dönemin tamamında tam malik kabul ederek hesaplanan ecrimisil miktarına ilişkin bilirkişi raporuna itibar edilerek verilen karar doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, bilirkişilerden ek rapor alınarak yukarıda açıklanan şekilde davacının mülkiyet durumu gözetilerek ecrimisil hesaplattırmak ve sonucuna göre karar vermek olmalıdır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 13.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.