YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13270
KARAR NO : 2010/14270
KARAR TARİHİ : 17.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.11.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kira sözleşmesine dayalı elatmanın önlenmesi, mahrum kalınan ürün kaybı zararı ile ekime hazırlık aşamasında yapılan giderlerin tahsili istemleriyle açılmıştır.
Davalılar, taşınmazı uzun yıllardır kullandıklarını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiş, bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen 9855 m2 yere davalıların elatmalarının önlenmesine, 16,16 TL kira bedeli 364,64 TL tohum, gübre ve sürüm bedeli olmak üzere toplam 380,80 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalıların bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Davada haksız işgal nedeniyle elde edilemeyen ürün kaybı (gelir kaybı) zararının da tahsili istenmiştir. Davada dayanılan kira sözleşmesi 05.10.2009 başlangıç tarihini taşımaktadır. Dava ise, 09.11.2009 tarihinde açılmıştır. Taşınmazın kira sözleşmesine rağmen, sürekli olarak davalılar elinde bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Nitekim davacı, taşınmazda ürün elde etmek amacıyla sarfettiği tohum, gübre ve sürüm bedelini de dava konusu yapmış, mahkemece bu istek de hüküm altına alınmıştır. Davacı, bu işlemleri tamamladığına ve taşınmazı davalıların elatmaları sürdüğünden kullanamadığına göre, 2009 yılı hasat mevsimi ürün kaybı zararını talep edebilir. Bu istemde bulunabilmesi için, ayrıca hasat mevsimini geçirmiş olması gerekmez. Çünkü zarar, bir kimsenin malvarlığında iradesi hilafına meydana gelen eksilmedir ve ürün kaybı (gelir kaybı) zararı daima varsayımla hesaplanır.
Mahkemece yapılması gereken iş, bu konuda bilirkişiden ek rapor alınarak davacının bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar da dikkate alınarak, 2009 yılı ürün kaybı zararını bu geliri elde etmek için yapılacak giderler düşülerek bulmak ve hüküm altına almak olmalıdır.
Değinilen yönlerin gözardı edilmesi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalıların bütün temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.