YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13594
KARAR NO : 2010/14477
KARAR TARİHİ : 21.12.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.09.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi istemi ile açılmıştır.
Davacı, davalının taşınmazında bulunan ağaçların manzarasını kapattığını belirterek müdahalenin önlenmesini istemiştir.
Davalı, haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesi uyarınca malik olan kimse taşınmazda kullanma, yararlanma ve tasarruf yetkisine sahip ise de, anılan yasanın taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlanmasını düzenleyen “komşu hakkı” bölümünde yer alan 737. maddesinde taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerin kullanımında komşuları etkileyecek taşkınlıktan kaçınılması gereği hükme bağlanmıştır.
Komşuları etkileyecek durumun varlığını, uyuşmazlığın niteliğini yerel adete göre komşular arasında hoşgörüyü aşan bir olgunun olup olmadığına bakarak saptamak gerekir. Sözü edilen ölçülere göre komşuluk hukukunun sınırlarını aşan kullanımın varlığı belirlenirse mahkemece bu zararlı davranışın giderilmesine karar verilmelidir.
Somut olayda; mahkemece alınan bilirkişi raporunda; “davalıya ait taşınmazda bulunan iki adet, (1) ve (2) numara ile gösterilen sedir ve ladin ağaçlarının belli bir yükseklikten kesilirse peyzaj ve kıymet yönünden büyük değer kaybı olacağı, kesilmemesi gerektiği” görüşüne yer verilmiştir. Davacı, davalıya ait parseldeki ağaçların manzarasını kapattığını ileri sürmektedir. Ne var ki bu iddia, yukarıda açıklanan ilkelere göre araştırılmamış, bilirkişi raporu yeterli görülmemiştir. Bu nedenle çekişmenin giderilmesi için mahkemece konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile yeniden keşif yapılarak ileri sürülen iddiaların gerçekliği bulunup bulunmadığı saptanmalı, komşuluk hukukuna aykırılık tespit edilirse bunun giderilme yöntemleri de açıklatılarak infaza uygun hüküm kurulmalıdır.
Bütün bu yönler gözardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile dava reddedildiğinden karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 21.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.