Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/13695 E. 2011/1716 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13695
KARAR NO : 2011/1716
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.10.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 15.02.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. Abdullah Öndeş ile karşı taraftan davacı vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Davacı, davalının 1/4 paylı maliki olduğu 1310 parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın davalıya ait birinci kattaki bağımsız bölümü Noterde 05.03.2003 tarihinde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını ileri sürerek, çekişmeli bağımsız bölümün kat mülkiyeti kurulmak suretiyle (adına tescilini, kat mülkiyeti kurulamaması halinde ise, çekişmeli bağımsız bölüme isabet eden arsa payının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalıya ait 1/4 payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
HUMK’nun 74. maddesi hükmü uyarınca hakim tarafların talepleri ile bağlı olup talepten fazlasına ya da başka bir şeye karar veremez. Davacı, kat mülkiyeti kurulması halinde çekişmeli bağımsız bölümün, aksi takdirde çekişmeli bağımsız bölüme isabet edecek arsa payının tescilini talep ettiği halde davalıya ait payın tümünün iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan; 3194 sayılı İmar Yasasının 18. maddesinin son fıkrasında, “veraset yolu ile intikal eden, bu kanun hükümlerine göre şuyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık turizm sanayi ve depolama amacı ile yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacı ile arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz.” hükmü mevcuttur. Bu hüküm imar planı bulunmayan yerlerde çarpık yapılaşmayı önlemeye yöneliktir.
Dava konusu taşınmazın tarla” vasfı ile tapuda kayıtlı olduğu anlaşıldığından yukarıda açıklanan madde hükmü uyarınca pay tescili olanağı bulunup bulunmadığı araştırılarak, pay tescilinin mümkün olması halinde 1978 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtilen yöntem uyarınca çekişmeli bağımsız bölüme isabet edecek arsa payı uzman bilirkişiye hesaplattırılıp bu miktar yönünden istemin hüküm altına alınması gerekirken açıklanan bu yönler nazara alınmadan ve talep de aşılmak suretiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 825.00 TY Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 15.02.2011 tarihinde oy birliği ile karar verildi.