YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14392
KARAR NO : 2011/3625
KARAR TARİHİ : 22.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı Aleyhine 21.04.2008 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkının kaldırılması istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 29.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 22.03.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 01.06.2000 tarihinde tescil edilen üst hakkı irtifakının sözleşmeye aykırılık sebebiyle terkini istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişilerin üst hakkı sözleşmesinin 4.maddesine aykırı bir davranış bulunmadığını saptamaları üzerine de dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 726.maddesinde yapılan tanımlamaya göre üst hakkı; bir üst irtifakına dayalı olarak başkasına ait bir arazinin altında veya üstünde sürekli kalmak üzere inşa edilen yapıların mülkiyetinin irtifak hakkı sahibine ait olmasını ifade eder. Bu şekilde yasa koyucu zeminin mülkiyeti malike ait iken, üst hakkına konu yapıların mülkiyetini hak sahibine bırakmıştır. Türk Medeni Kanununun 780.maddesine göre irtifak hakkının kurulması için, tapu kütüğüne tescil şarttır. Aynı yasanın 781.maddesi uyarınca da irtifak hakkı, bir sözleşmeyle kurulur. Üst hakkı irtifakı sözleşmeyle kurulduğundan, taraflar sözleşmede kararlaştırılan hükümlerle bağlıdır.
Her ne kadar Türk Medeni Kanununun 783.maddesinde irtifak hakkının, tescilin terkini veya yüklü ya da yararlanan taşınmazın yok olmasıyla sona ereceği belirtilmiş ise de, uygulamada ve doktrinde üst hakkı sözleşmesine aykırı davranışların da üst hakkı irtifakının terkini sebebi olacağı kabul edilmektedir.
Üst hakkı irtifakına ilişkin bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Davacı, davalının 01.06.2000 tarihinde tapuya tescil edilen üst hakkı irtifakı sözleşmesinin 4 ila 13.maddelerine aykırı davrandığını ileri sürmüş, iddiasına dayanak olarak da Milli Emlak Müdürlüğü denetim memuru tarafından düzenlenen 05.06.2001 tarihli raporu göstermiştir. Gerçekten, dayanılan raporun incelenmesinden; davalının hangi nedenlerle sözleşmeye aykırı davrandığının gerekçeli olarak gösterildiği görülmektedir. Mahkemece, bilirkişilerin sözleşmenin tüm hükümlerini değil, sadece 4.maddesi yönünden yaptıkları inceleme sonucu düzenlenen rapor yeterli kabul edilmiştir.
Bu durumca mahkemece, yerinde yeniden keşif yapılmak suretiyle uzman bilirkişilere özellikle Milli Emlak Müdürlüğü denetim memurunun 05.06.2001 tarihli raporunda belirttiği hususların tümü incelettirilmeli, bu konuda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, sözleşmede üst hakkının terkinini gerektiren nedenler olarak gösterilen sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, istem sonucu hakkında bunun sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Bilirkişilerin yetersiz raporuyla ve eksik araştırma ve inceleme sonucu, davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,22.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.