Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/14626 E. 2011/651 K. 25.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14626
KARAR NO : 2011/651
KARAR TARİHİ : 25.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.10.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil, birleştirilen davada ise temliken tescil, ıslah yolu ile temliken tescil istemi kabul edilmediğinde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 28.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapulu taşınmaza elatmanın kal suretiyle önlenmesi ve ecrimisil tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, birleşen davasında ise Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayanarak temliken tescil, ıslahen de tazminat talep etmiştir.
Mahkemece, asıl dava kabul edilmiş, koşulları oluşmadığından birleşen davadaki Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayalı istem reddedilmiş, ıslah yoluyla öne sürülen tazminat talebi hakkında bir karar kurulmamıştır.
Hükmü, davalı ve birleşen davanın davacısı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile özellikle mevcut bir yapıya kat ilavesi yapılarak Türk Medeni Kanununun 724.maddesinden yararlanılamayacağına, kaldı ki mahkemece doğru olarak saptandığı üzere olayda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesinde hükme bağlanan hak düşürücü sürenin gerçekleşmiş olmasına göre davalı ve birleşen davanın davacısı …’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı ve birleşen davanın davacısı ıslah yoluyla tazminat talebinde de bulunmuştur.
2010/14626 – 2011/651
Gerçekten, arazi sahibinin yapılan inşaatın kaldırılmasını istememesi veya talep etmesine rağmen aşırı zarar doğması sebebiyle yapı yıkılamadığı takdirde arazi malikinin mamelekinde sebepsiz bir zenginleşme meydana geleceğinden, bu zenginleşmeye karşılık taşınmaz malikinin malzeme malikine muhik bir tazminat ödemesi gerekir.
Türk Medeni Kanununun 723.maddesi uyarınca ödenecek olan tazminatın tutarı malzeme malikinin iyiniyetli olup olmamasına göre değişir. Üzerine inşaat yaptığı arazinin kendisine ait olmadığını bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen kişi kural olarak iyiniyetlidir. Bunun gibi inşaatı arazi sahibinin açık veya örtülü muvafakatı ile yapan malzeme sahibi de iyiniyetli sayılır. Buna karşılık,üzerinde inşaat yaptığı arazinin kendisine ait olmadığını bilen veya bilmesi gereken kişi kötüniyetlidir (Prof.Dr.Kemal T.Gürsoy, Fikret Eren, Erol Cansel.Türk Eşya Hukuku.Ankara 1978.sh.610).Malzeme maliki ve arazi sahibi iyiniyetli ise malzeme sahibine muhik bir tazminat ödenmelidir. Muhik tazminatın tespit ve takdiri hakime ait bir görev olup olayın özelliğine göre malzemenin dava tarihindeki değeri gözetilerek takdir edilir. Malzeme sahibi kötüniyetli ise arsa sahibi malzemenin kendisi yönünden taşıdığı en az değeri öder.Bu değer inşaat nedeniyle taşınmazda meydana gelen objektif değer artışı oranı olmayacağından burada da olayın özelliğine göre hakimin geniş takdir yetkisi bulunmaktadır (TMK.m.4).
Bu açıklamalar çerçevesinde mahkemece, davalı ve birleşen davanın davacısının tazminat isteminin incelenerek, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar kurulması gerekirken, talep olduğu halde hükme konu yapılmaması doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı ve birleşen davanın davacısının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 25.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.