Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/14937 E. 2011/1944 K. 17.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14937
KARAR NO : 2011/1944
KARAR TARİHİ : 17.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.06.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal, ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın men’i müdahale yönünden kabulüne, kal ve ecrimisil yönünden reddine dair verilen 24.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Davalılardan …, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu 282 parsel sayılı taşınmaz Maliye Hazinesi adına kayıtlı olup, 30.04.2004 tarihli “…’na tahsislidir” belirtmesi mevcuttur. Davacı da bu tahsis hakkına dayanarak elatmanın önlenmesini istemiştir.
Hükme esas alınan yapılan keşif sonucu düzenlenen 02.12.2008 tarihli inşaat mühendisi ve kadastro kontrol memuru tarafından düzenlenen raporda 282 parsel üzerinde 160,40 m2’lik bir işgalin bulunduğu açıklanmış, rapora eklenen aplikasyon krokisinde tecavüzlü alanın A harfli 1.83 m2, B harfli 305 m2 olduğu belirtilmiştir. Rapor ve kroki içerikleri birbirinden farklı olup keşfe giden bilirkişiler tarafından verilen kroki mevcut değildir. Rapor ve ekli kroki birbiri ile çelişkili olup hüküm vermeye yeterli değildir. Bu nedenle mahallinde yeniden keşif yapılarak davacıya tahsisli alanda davalının tecavüzde bulunduğu alanın tereddüte meydan vermeyecek şekilde incelenerek elatılan yer belirlenerek keşfi izlemeye ve denetime elverişli bir rapor düzenlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekir. Ayrıca, haksız işgal edilen kısımda davacının yararlanmasını engelleyen durum olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre ecrimisil konusunda karar da vermek gerekirken bu yönde dikkate alınmadan hüküm kurulması doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin itirazlarının reddine, (2). bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, 17.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.