Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/15031 E. 2011/1078 K. 02.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15031
KARAR NO : 2011/1078
KARAR TARİHİ : 02.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.05.2003 gününde verilen dilekçe ile inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin vekalet ücreti yönünden temyiz itirazlarına gelince;
HUMK’nun 417.maddesi gereğince yargılama harçları ve giderleri kural olarak davada haksız çıkan tarafa yükletilir. Aynı yasanın 423. maddesinde harçlar ve vekalet ücreti de yargılama giderleri arasında sayılmıştır. Bunun yanında davayı kazanan taraf, davayı bir vekil aracılığı ile takip etmişse haksız çıkan taraf yargılama gideri olarak vekalet ücreti ödemeye de mahkum edilir. Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda vekalet ücreti nispi tarifeye göre hesaplanır ve mahkemece davanın tamamen kazanılması halinde davacı veya reddedilmesi halinde davalı yararına müddeabih üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanıp takdir edilir.
Somut olayda; davacılar dava dilekçesi ile ortak işlettikleri restaurantı dava dışı üçüncü kişilere devir ücreti olarak dava konusu taşınmazı aldıkları halde kooperatifler kanununa göre bir hisse için sadece tek bir kişinin kooperatif üyesi olabileceğinden davalının kooperatif üyesi olarak pay defterine kayıt edildiğini ve ferdileşme sırasında davalı adına tapusunun çıkartıldığını ancak davalı tarafından taşınmazın 1/2 hissesinin kendisine devir yapılmadığını belirterek taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tescilini istemiş ve dava değeri olarak 10.000 TL göstermiş ise de 29.12.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile taşınmazın değerinin 45000 TL olduğunu belirtmiş ve bu miktar üzerinden harç tamamlanmıştır. Bir başka ifade ile talep sonucunu fazlalaştırmıştır. Yerleşik içtihatlara göre ıslah halinde dava ıslah dilekçesi dava dilekçisinin yerini alır ve dava ıslah dilekçesindeki davaya dönüşür, bir başka ifade ile davasını yeniden açmış gibi olur, mahkemece davacıların ıslah talebi dikkate alınmadan dava dilekçesinde belirtilen müddeabih üzerinden vekalet ücreti takdiri yanlış ise de; bu husus kararın bozularak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; davacının sair temyiz itirazlarının (1). bent uyarınca reddine, (2). bent uyarınca kabulü ile hüküm fıkrasının üçüncü paragrafının hükümden çıkartılarak yerine “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 5.150 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’e verilmesine” tümcesinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 02.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.