YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3393
KARAR NO : 2010/4637
KARAR TARİHİ : 26.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.03.2005 ve 09.01.2007 gününde verilen dilekçe ile kira bedelinin tesbiti ve tahsili istenmesi üzerine davaların birleştirilerek yapılan duruşma sonunda; davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.10.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … İdaresi vekili ve davalı Armada A.Ş. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava ve birleştirilen dava sözleşmenin 5.maddesi hükmüne göre tarafların anlaşamadıkları 2002-2003, 2003-2004 ve 2005 yılı kira parasının tespiti ile eksik ödenen 80.000 Amerikan Doları kira bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı sözleşmenin 5.maddesine göre ödemesi gereken kira paralarının ödendiğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 17.10.2002 tarihinden itibaren brüt kar üzerinden % 4 oranında hesaplanacak kira bedelinin yıllık 20.000 Amerikan Doları olarak belirlenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Hükmü taraflar temyiz etmiştir.
Yanlar arasında 16.06.1988 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin varlığı, içeriği ve imzalarında bir çekişme bulunmamaktadır. Bu sözleşme, düzenlemesi Borçlar Kanununun 270 ve devamı maddelerinde yapılan hasılat kira sözleşmesidir.
HUMK.m.8, II/1 hükmüne göre “Dava konusu olan şeyin değerine bakılmaksızın; 1- İcra ve İflas Kanunu’nun onuncu babında yer alan 269 ve 272 nci ve sonraki maddeleri hükümleri hariç olmak üzere, kira sözleşmelerine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalar…” sulh mahkemesinde görülür.
HUMK.m.8, II/1 hükmü kira sözleşmesinin niteliğini bakılmaksızın yalnız kira sözleşmelerine dayanan tahliye, akdin feshi yahut tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalar için dava konusu şeyin değerine bakılmaksızın sulh mahkemesini istisnai olarak görevlendirmiştir.
Eldeki asıl ve birleştirilen davada kira sözleşmesine dayanılarak kira tespiti ve kira alacağı dava edildiğinden yukarıda belirtilen yasa hükmü icabı davayı görmeye asliye mahkemesi değil sulh mahkemesi görevlidir.
Mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu bir yana bırakılarak çekişmenin esasının incelenmesi suretiyle herne kadar hüküm yerinde davanın kısmen kabulüne denilmiş olsa da aslında davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın iadesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.