YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4799
KARAR NO : 2010/5677
KARAR TARİHİ : 13.05.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.06.2007 gününde verilen dilekçe ile kaynak irtifakının terkini ve tespit istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; terkin isteminin reddine dair verilen 25.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, 19 parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, 28.05.1974 tarihinde 581 ada 22, 23 ve 24 parseller lehine kaynak hakkı tanındığını, kaynak hakkı sahibi davalı …’ın bu hakkını …’ya devrettiğini, ancak bu devir sırasında iki kaynak hakkı varmışcasına iki kaynak hakkı devrettiğini, bu işlemle tasarruf hakkını aştığını ileri sürerek terkin isteğinde bulunmuş, ayrıca taşınmaz üzerindeki kaynaklardan birinin de kendi kullanımlarında olduğunun tespitini talep etmişlerdir.
Mahkemece, kaynak irtifakı hakkının terkini isteğinin reddine, 4 no’lu kaynağın davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmiş, hükmü davacılar ve davalı … temyiz etmiştir.
Dava, kaynak irtifakının terkini isteğine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 756.maddesinde “Kaynaklar, arazinin bütünleyici parçası olup, bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabilir.
Başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hak, bir irtifak hakkı olarak tapu kütüğüne tescil ile kurulur” denilmektedir. Yine aynı kanunun 837.maddesinde “Başkasının arazisinde bulunan kaynak üzerinde irtifak hakkı, bu arazinin malikini suyun alınmasına ve akıtılmasına katlanmakla yükümlü kılar” hükmü yer almaktadır.Bu maddelerden anlaşılacağı gibi, kaynak hakkı, başkasının taşınmazındaki bir kaynağın sularından yararlanmak, başka bir deyişle bir kaynağın sularını almak ve akıtmak yetkisini veren bir “irtifak hakkıdır”. Kaynak irtifakı, yükümlü taşınmaz maliki ile yararlanan maliki arasında irtifak hakkının kurulması konusunda Türk Medeni Kanunu’nun Türk Medeni Kanununun 781.maddesi gereğince tapu sicil memuru huzurunda resmi şekilde yapılmış “irtifak sözleşmesi”nin düzenlenmesi ve bu sözleşmenin irtifakın ayni sonuçlarını doğurması için Türk Medeni Kanununun 780. maddesine göre tapu kütüğünün hak ve mükellefiyetler sütununa tescili şarttır. Bu şekilde tescil yapılmadıkça kaynak hakkı iktisap edilemez.
Somut olayda da; 28.05.1974 tarihli resmi senetle 24.05.1974 tarih 17 numaralı tapu kaydı kapsamında kalan ve hükmen tescil sırasında dosyasında mevcut haritasında gösterilen kaynaktan çıkan suyun tamamı için taşınmaz maliki … ve … lehine kaynak hakkı tesis etmiştir. 05.09.1991 tarihinde yapılan kadastro tespiti sırasında 19 parsel numarası alan taşınmazın hak ve mükellefiyetler sütununa 581 ada 22, 23 ve 24 parsel lehine kaynak hakkı olarak belirtilmiş ve tutanakların kesinleşmesi ile birlikte kaynak hakkı da tapuya tescil edilmiştir. 23 parsel sayılı taşınmaz …, 22 ve 24 parsel sayılı taşınmazlarda … adına tescil edilmiş, bu taşınmazların hak ve mükellefiyetler sütununda da 19 parsel sayılı taşınmaz aleyhine, bu parsel lehine kaynak hakkı şeklinde tescil kaydı düşülmüştür. 22 ve 24 parsel sayılı taşınmaz maliki … 06.06.2006 tarihli resmi senetle 19 parsel üzerinde bulunan kaynak hakkına 585 ada 2 parsel maliki davalı …’ya satmış ve resmi senet uyarınca satılan kaynak hakkı 06.06.2006 tarih 1071 yevmiye no ile 585 ada 2 parsel sayılı taşınmaz kaydına “işbu parsel lehine, 19 parsel aleyhine üzerindeki 2 su kaynak hakkı vardır” şeklinde tescil edilmiştir. 23 parsel sayılı taşınmaz maliki … ise 03.07.2007 tarihli resmi senetle kaynak hakkını davalı …’ya satmış ve aynı tarihte 1085 yevmiye ile taşınmazın hak ve mükellefiyetler sütununa “bu parsel lehine, 582 ada 19 parsel aleyhine üzerindeki bir su kaynak hakkı vardır” şeklinde tescil edilmiştir. Resmi senetler uyarınca 19 parsel sayılı taşınmaz kaydına da 3 adet kaynak hakkı tescil edilmiştir. Davacılar şimdi tek kaynak hakkı bulunmasına rağmen 3 adet kaynak için irtifak hakkı tesis edildiğini ileri sürerek kaynak irtifaklarının terkinini istemektedirler.
Gerçekten de, 28.05.1974 tarihli ve 387 yevmiye numaralı resmi senette … tescil krokisinde işaretli kaynak için … lehine tek kaynak için irtifak hakkı tesis etmiştir. Kadastro çalışmaları sırasında
…’ın taşınmazı 3 ayrı parsel olarak tespit ve tescil edilmiş, herbirinin kaydına da kaynak hakkı işlenmiştir. Kaynak hakkının Türk Medeni Kanununun 837/2 hükmü uyarınca aksi kararlaştırılmış olmadıkça başkasına devri mümkün olduğundan taşınmaz malikleri davalı … ve … 19 parsel sayılı taşınmaz üzerinde sahip oldukları haklarını davalı …’ya devretmişlerdir. Bu devir sırasında da herbir taşınmaz için ayrı bir kaynaktan irtifak hakkı tesis edilmiş gibi 3 ayrı kaynak için davalı … lehine irtifak hakkı tesis ve tescil edilmiştir. Mahkemece kaynağın tek olduğu ve tek kaynak üzerinde irtifak hakkı tesis edildiği hususu gözetilerek irtifak hakkına konu kaynak dışındaki diğer kaynaklar için terkin kararı verilmesi gerekirken davanın reddi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 13.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.