YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5031
KARAR NO : 2010/7298
KARAR TARİHİ : 28.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.06.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarından vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili ve davalı … İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, dava konusu 843 ada 1, 2, 5, 6, 10, 11, 12, 67, 85, 86 ve 88 parsel sayılı taşınmazların tapu kütüğünün nev’i kısmında mevcut bulunan “Gülük Şemsettin Vakfı” şerhinin tapudan terkinini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, hak düşürücü süre yönünden davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce uzman bilirkişilerden rapor alınarak davanın esasının incelenmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda mahkemece, uzman bilirkişilerden yeniden rapor alınmıştır. Prof. Dr. … , Prof Dr. … ve Prof. … tarafından düzenlenen 01.11.2007 tarihli rapor ve 26.11.2008 tarihli ek raporlarda; dava konusu vakfın sahih vakıf olduğu, taşınmazlar üzerindeki vakıf şerhinin ancak taviz bedeli ödenmek suretiyle terkin edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, depo edilen taviz bedelinin davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … İdaresi vekili ve davacı … vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre tarafların sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Ancak; dava konusu taşınmazlar 843 ada 1, 2, 5, 6, 10, 11, 12, 67, 85, 86 ve 88 sayılı parseller olup imar uygulaması ile bu parsellerden oluşan yeni imar parsellerinin tapu kayıtları belirlenip belediyenin üçüncü kişilere satarak mülkiyetinden çıkarttığı parseller hakkındaki davanın reddine karar verilmesi, belediye üzerinde kalan diğer tüm parseller yönünden infaza olanaklı biçimde hüküm kurulması gerekir.
27.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 sayılı Yasanın 18. maddesi; “tapu kayıtlarında, icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar, işlem tarihindeki emlak vergisi değerinin yüzde onu oranında taviz bedeli alınarak serbest tasarrufa terk edilir……taviz bedelinin hesaplanmasında ortaklığın giderilmesi veya cebri icra yoluyla satılanlarda satış bedeli, kamulaştırmalarda ise kamulaştırma bedeli esas alınır…” şeklinde düzenlenmiştir. Dava konusu taşınmazların taviz bedelinin belirlenmesi için bu hükme uygun olarak 07.06.2000 olan dava tarihi esas alınarak yapılacak araştırma ve uzman bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilecek taviz bedeli depo edildikten sonra neticesine göre bir karar vermek gerekirken 5737 sayılı Yasanın 18. maddesine uygun bulunmayan yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; dava konusu vakıf ismi “Gülük Şemsettin Vakfı” olduğu halde hüküm fıkrasında “Kara Mustafa Paşa Vakfı” şeklinde yazılması ve 4872 ada 37 sayılı parsel yönünden çelişkili karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 28.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.