YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5333
KARAR NO : 2010/6543
KARAR TARİHİ : 07.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.06.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen feragat kısmen davacının tapu malikinin mirasçısı olduğunu ispatlayamadığı nedeniyle, kısmen ise vazgeçme nedeniyle reddine dair verilen 16.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 1027. maddesi uyarınca açılan tapuda isim düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 06.06.2008 tarihli dilekçesi ile 433, 482, 495, 497, 498, 502 ve 528 parsel sayılı taşınmazlarda ve aynı köyde bulunan ancak parsel numarası henüz tesbit edilememiş olup dava sırasında parsel numaralı beyan edilecek olan diğer taşınmazlarda davacının murisinin tapuda ” … oğlu …” veya ” … kızı …” yazılı ismine nüfus kaydına uygun olarak ” … oğlu … ” şeklinde soyisminin eklenerek tapuya yazılmasını istemiştir.
Davalı idare, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, 482 ve 502 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, Sarıca Köyünde bulunan ve parsel numarası tesbit edilemeyen taşınmazlara ilişkin davanın vazgeçme nedeniyle reddine, diğer dava konusu 433, 495, 497, 498 ve 528 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davanın kök murisin Soyadı Kanununundan önce öldüğü, davacının da tapuda kayıt maliki olarak gözüken kişinin mirasçısı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle belirtilen taşınmazlara ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Ancak; dava konusu 433, 495, 497, 498 ve 528 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Bir başka ifade ile tapuda isim düzeltilmesi davasında amaç tapu kaydındaki yanlış ve eksik bilgilerin nüfus kaydına uygun hale getirilmesidir.
Somut olayda; dava konusu taşınmazların tapulama tutanakları içeriğindeki bilgiler açıkça okunup dayanak kayıtlar getirtilip, nüfus kayıtları ile birlikte denetlenerek taşınmazları iyi bilen şahitlere sorulup, gerekirse keşfen inceleme yapılarak ve Hazine tarafından ” … oğlu …” mirasçıları aleyhine açıldığı belirtilen 1993/79 Esas, 2007/144 Karar sayılı tapu iptali ve tescil davası incelenerek tapu kayıtlarında soyadı eklenmesi suretiyle düzeltilmesi istenen malikin nüfus sicilinde ” … oğlu … ” kimliği ile kayıtlı davacının murisi olup olmadığı kesin olarak saptandıktan sonra neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 07.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.