YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5350
KARAR NO : 2010/6177
KARAR TARİHİ : 31.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 02.05.2007 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar; dava konusu imar öncesi 85 ada 27 parsel numaralı taşınmazın güneydoğu köşesindeki 294 m2 büyüklüğündeki kısmını, muris babaları . ..’ın … Noterliğinin 10.04.1974 tarih ve 4517 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalıdan satın alıp zilyetliğini devraldığını belirterek tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, satış vaadine konu taşınmaz kısmının ifrazının mümkün olmadığı, davacıların imar uygulamasına itirazda bulunmadıkları ve aradan geçen uzun süreden sonra satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan hakkın kullanılmasının iyiniyetli görülmediği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
17.06.2009 tarihli bilirkişi raporunda yeşil renkle gösterilen gayrimenkul satış vaadine konu alanın imar uygulaması sonucunda bir kısmının yolda, bir kısmının ise davalı adına kayıtlı 1887 ada 10 parsel ile 2013 ada 12 parselde kaldığı anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle satış vaadi sözleşmesine konu yerin belirli olma unsurunu taşıdığı görülmektedir.
Hal böyle olunca; mahkemece davacılar murisinin satın aldığı taşınmaz kısmının DOP düşüldükten sonra davacılar adına tescili gereken 191,10 m2’ye tekabül eden miktar yönünden davalı adına kayıtlı 144 m2 miktarındaki 1887 ada 10 parsel numaralı taşınmazın tamamı ile 2013 ada 12 parsel numaralı taşınmazdan 47,10 m2’lik hissesinin pay tescili (tahvil kuralı) ile sözleşmeye ifa olanağı sağlanarak davanın kabulüne karar verilecek yerde, istemin yazılı gerekçe ile reddi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 31.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.