YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5360
KARAR NO : 2010/6541
KARAR TARİHİ : 07.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 11.04.2003 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 11.04.2003 tarihli dilekçesi ile 218 sayılı parsel 4100 m2, 228 sayılı parsel 6200 m2 ve 729 sayılı parsel 52875 m2 tarla cinsli taşınmazlarda malik murisi babasının tapuda “… oğlu …” yazılı soyisminin nüfus kaydına uygun olarak “… oğlu ….” şeklinde düzeltilmesini istemiştir.
Davalı idare vekili, davanın ispatını istemiştir.
Mahkemece, zabıta araştırma tutanağı ve duruşmada dinlenen davacı şahidinin beyanı gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı, doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Dava konusu taşınmazlar 1951 yılında yapılan tapulama çalışmalarında dosyadaki tapulama tutanaklarının içeriğinde,vergi kaydına göre senetsizden “… oğlu …” adına tescil edilmiş olup taşınmazların bulunduğu “Tol” köyünde tapu maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip kişinin bulunup bulunmadığı nüfus idaresinden sorulmamıştır. Dayanak vergi kayıtları ve komşu kayıtlar getirtilip taşınmazları iyi bilen muhtar ve yerel bilirkişiler taşınmaz başında keşfen yapılacak incelemede şahit olarak dinlenip, davacının delilleri de toplandıktan sonra, davacı murisi ile tapu kayıtlarında malik olarak ismi geçen kişinin aynı kişi olup olmadığı tereddüte yer vermeyecek şekilde kesin olarak saptandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye ve soyut nitelikteki şahit beyanına dayalı hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.