YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5493
KARAR NO : 2010/6179
KARAR TARİHİ : 31.05.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 29.05.2009 gününde verilen dilekçe ile muarazanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar; …, … mahallesi 85 ada 47 parsel numaralı, bodrum üstü 4 katlı bina vasfı ile tapuda kayıtlı bulunan ve maliki bulundukları taşınmaz üzerindeki “… Otel” isimli otelde davalının kiracı olduğunu, dava konusu binada kat mülkiyeti kurulması için gerekli olan projeleri hazırlamak için anlaştıkları mimara gerekli ölçümleri yapmak üzere gündüz saatlerinde çalışmasının temini amacıyla çalışma izni verilmesini isteyerek, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesini talep etmişlerdir.
Davalı; taşınmazın kat irtifakı kurulu bir taşınmaz olmadığını, davanın kendisini rahatsız etmek amacıyla açıldığını ve hukuki dayanağının olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bitmiş bir binada kat mülkiyetinin ne şekilde kurulacağı ve mülkiyet sahiplerinin başvuru biçimi ile çalıştırılacak teknik personelin kimler olacağı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 12. ve devamı maddelerinde gösterilmiştir. Bu işlemlerin yapılabilmesi için teknik elemanın bitmiş binada dış cepheler ve iç taksimatı bağımsız bölüm, eklenti ve ortak yerlerin ölçülerinin belirlenmesi için ölçüm yapması gerekir. Bu ölçümlerin başka bir biçimde yapılması mümkün değildir.
Somut olayda; otel olarak kullanıldığı anlaşılan binanın plan ve projesinin bulunmaması yukarıda belirtilen işler için zorunlu şart olmayıp, binanın mevcut hali ya da bir kısım tadilatlar ile imara uygun projelendirilmesi ve kat mülkiyeti için gerekenlerin yapılması mümkündür. Mülkiyet sahibi olan davacılara istemleri hakkında bir çalışma yaptırabilmeleri için, hizmet alacakları teknik personelin yapacağı iş nedeniyle ne kadar süreye gerek bulunduğu uzman bilirkişiden sorularak uygun bir sürenin tespiti ile gerekli iznin verilmesi yerine yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 31.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.