Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/5529 E. 2010/8201 K. 13.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5529
KARAR NO : 2010/8201
KARAR TARİHİ : 13.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.04.2006 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen 19.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve duruşmasız olarak davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13.07.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … ile karşı taraftan davacı vekili Av…. Sarp geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, meraya elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
Davacı Hazine, dava konusu 196 ve 373 sayılı mera parsellerinin bir kısmına ağaç dikmek ve tel örgü ile çevirmek suretiyle elatan davalının müdahelesinin önlenerek ağaç ve telleri kaldırılması isteğinde bulunmuştur.
Davalı, 196 sayılı parsele müdahelesinin bulunmadığını, üçüncü kişiler tarafından kum ocağı olarak işletildiğini, 373 parselde bulunan 50-60 yaşlarındaki ağaçların babası tarafından dikildiğini, kendisinin sadece zeytinleri topladığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş olup hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davacının 373 sayılı parsele yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacının 196 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu 196 sayılı parsel 1952 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında mera olarak tespit edilmiştir.Davacı Hazinenin davasının dayanağını teşkil eden ve il mera komisyonu yetkililerince 07.03.2006 tarihinde düzenlenen tutanakta davalının 196 sayılı parselin 2.000 metrekarelik kısmına ağaç dikmek ve tel örgü ile çevirmek suretiyle el attığı saptanmıştır.Mahkemece mahallinde yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi raporlarında davalının bu parsele her hangi bir tecavüzünün olmadığı belirtildiğinden 196 sayılı parsele ilişkin davanın reddine karar verilmiş ise de karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Belirtilen nedenle mahkemece, il mera komisyonu yetkililerince düzenlenen 07.03.2006 tarihli tutanak mümzileri de dinlenmek suretiyle bu kişiler tarafından yapılan saptama ile mahkemece mahallinde yapılan keşifte dinlenen bilirkişilerce düzenlenen raporlar arasındaki çelişki giderilerek davalının müdahelesinin bulunup bulunmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanmalı, oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Tüm bu hususlar gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile 196 parsele ilişkin davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalının temyiz itirazlarının yukarıda (1).bentte açıklanan nedenlerle reddine, davacının temyiz itirazlarının (2).bentte yazılı nedenlerle kabulü ile hükmün davacı Hazine yararına BOZULMASINA, 750.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı Hazineye verilmesine, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 13.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.