Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/5683 E. 2010/6576 K. 07.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5683
KARAR NO : 2010/6576
KARAR TARİHİ : 07.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 17.05.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve miras payları oranında davacılar ve davalı adına tescil, karşılık davada ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve karşı davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava dışı Belediye’nin davalıya tahsisen sattığı ve onun adına tescil edilen 10 parsel sayılı taşınmazdaki 656/2400 payın gerçekte ortak mirasbırakanları …’ya ait olduğunu, zilyetliğin 14.09.1984 tarihli senetle muris tarafından muvazaalı şekilde devredildiğini, Taşınmazdaki davalı payının iptali ile veraset ilamındaki paylar oranında Veli … mirasçıları adına tescilini istemiştir.
Davalı ve karşılık davacı, 10 sayılı parseldeki 656/2400 payın kendisi tarafından belediyeden satın alındığını, bedelini de kendisinin ödediğini, açılan davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece asıl davanın kabulüne, ecrimisile yönelik karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ve karşı davacı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı ve karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden tarafların ortak mirasbırakanı …’nın çekişme konusu taşınmazdaki zilyetliğini davalıya devretmesinden sonra 7093 ada 10 parsel sayılı taşınmazın belediye encümen kararı ile 181.700.000 TL bedelle davalıya satışına karar verildiği, bu bedelin ödenmesinden sonra 09.06.1997 tarihinde davalı adına tescilin sağlandığı görülmektedir. Dava konusu taşınmaz için biçilen değer davalı tarafından belediyeye ödendiğinden taşınmazın davacıların payları oranında adlarına tescil edilebilmesi ancak davacıların paylarına göre bu bedeli davalıya ödemeleri durumunda olanaklıdır. Aksi takdirde davacılar sebepsiz zenginleşecek, davalının malvarlığı ise aynı miktarda azalacaktır.
Mahkemece bu yön gözetilmeden istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından kararın açıklanan nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1).bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2).bent uyarınca BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 07.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.