YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5688
KARAR NO : 2010/6709
KARAR TARİHİ : 08.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.12.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, üçüncü kişilerin kamu alanı olarak ayrılan ve davalı Belediyenin sorumluluğunda bulunan yere haksız dolgu yaptığını, bu dolgudan dolayı konutunun yağmur sonrası su basma riski ile karşı karşıya kaldığını ileri sürerek, komşuluk hukukuna aykırı davranışların giderilmesini istemiştir.
Davalı, davacının bir zararı bulunmadığını, üçüncü kişilerin eylemi nedeniyle belediye aleyhine dava açılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu yerin Ankara Büyükşehir Belediyesine ait bir yer olduğu, davalı Belediyeye husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Mahkemece yapılan keşif sonrasında alınan 3.7.2009 tarihli mimar, şehir plancısı ve hukukçudan oluşan bilirkişi heyet raporunda ve Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/262 Esas sayılı dosyasında mahkemeye sunulan 22.2.2007 tarihli heyet raporunda dava konusu yerin Çankaya Belediyesinin sorumluluğunda olduğu belirlenmiştir.
Mahkemeye delil olarak sunulan Ankara 23.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/262 Esas 388 Karar sayılı dosyasında Dairemizin 2008/5985-7734 sayı 12.6.2008 tarihli bozma ilamı ile dava konusu yere ilişkin elatmanın önlenmesi davasının mevcut delillere göre Çankaya Belediyesine yöneltilmesi gerektiği belirtilmiş ve mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Kesinleşmiş karar bulunduğu halde bu hususun mahkemece inceleme konusu yapılarak belediyelerden gelen birbiri ile çelişkili yazılar esas alınmak suretiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 08.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.