YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5887
KARAR NO : 2010/8199
KARAR TARİHİ : 13.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.10.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13.07.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Av…. ile karşı taraftan davacılar … ve … vekili Av…. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, davalıların 02.06.1994 tarihinde dava dışı S.S. … Konut Yapı Kooperatifi ile düzenledikleri arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince kendilerine bırakılan bağımsız bölümlerden bir kısmının noterde 02.06.2004 tarihinde düzenlenen taahhütname ile devrini taahhüt ettiklerini, kooperatifin 27.06.2006 tarihinde ferdileşmeye geçtiğini, davalıların taahhütnameye göre toplam 30 adet daire almaları gerekirken 38 adet dairenin tescilinin yapıldığını ileri sürerek 18.12.2006 tarihli dilekçeleri ile de 1261 ada 29 parselde bulunan A Blok 16, B Blok 1, B Blok14, C Blok 13, C Blok 14, D Blok 21, E Blok 1 ve F Blok 19 numaralı bağımsız bölümlerin adlarına tescili isteğinde bulunmuşlardır.
Davaya müdahil olarak katılan … ise davacılardan …’ye verilecek olan D Blok 21 numaralı daireyi 16.12.1994 tarihinde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını belirterek davalılar adına kayıtlı olan 3/5 hissenin tapu kaydının iptali ile adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalılar taahhütnameyi kabul etmişler, ancak devri gereken daire sayısının davalılara ait olacak %35 hissenin %5’i oranında olduğunu, bu miktara isabet eden dairenin de davacılara verildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davalıların sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalılar dava dışı … Konut Yapı Kooperatifi ile 25.05.1993 ve 02.06.1994 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlemişlerdir. Her iki sözleşmede de arsa malikleri ile yüklenici şirkete verilecek bağımsız bölümlere ilişkin paylaşım düzenlenmiş, kooperatif yöneticisi durumunda olan davacılar ile 02.06.1994 tarihinde düzenlenen taahhütname ile de davalılara verilecek olan bağımsız bölümler ayrı belirtilmiştir.
Borçlar Kanununun borcun sebebi başlığını taşıyan 17. maddesi; “Borcun sebebini ihtiva etmemiş olsa bile borç ikrarı muteberdir” şeklindedir. Davalılar 02.06.1994 tarihli taahhütnamenin hata, hile veya tehdit gibi iradeyi sakatlayan hallerin sonucunda kabul edildiğini, imzalandığını iddia ve ispat etmediklerinden yapılan borç ikrarı (borç tanıması) geçerlidir ve Borçlar Kanununun 17. maddesi gereğince davalıları bağlar.
Mahkemece de taahhütnameye değer verilerek istem kabul edilmiştir. Ancak, istemin dayanağı olan taahhütname kapsamına aykırı olarak 02.06.1994 tarihli taahhütname ile davalılardan …’e özgülenen (E Blok 1) ve …’e özgülenen (C Blok 13) numaralı bağımsız bölümlere ilişkin davanın da reddi gerekirken hüküm altına alınmış olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalıların temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle reddine, (2). bentte yazılı nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 750.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, 13.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.