YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6181
KARAR NO : 2010/8538
KARAR TARİHİ : 26.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 25.06.2009 gün ve 2009/5282 – 8019 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 18.10.1995 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, arsa sahibi sıfatıyla dava dışı yükleniciyle yaptıkları 28.03.1995 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ifa ile sonuçlanmadığından yüklenici aleyhine dava açıldığını, açılan bu davanın da dinlenme olanağı bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece aynen ifa olanaksızlığı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiş, karar Dairemizin 25.06.2009 tarihli ilamında yazılı nedenlerle bozulmuştur.
Davalı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davada dayanılan 18.10.1995 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin konusu 2805 sayılı parselde yapılacak inşaatın A bloktaki 6. kat, denize bakan dairedir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden 2805 sayılı parselin imar sonucu 986 ada 1 parsele gittiği, bu parselin ifraz edilerek 986 ada 3 ve 4 parselleri oluşturduğu, 986 ada 3 parselin tam hisse olarak davalı … adına arsa niteliği ile kayıtlı olduğu; 4 parsel üzerinde ise inşaat yapıldığı, kat irtifakının kurulduğu, bu parselde davalının payı olmadığı anlaşılmaktadır. Görülüyor ki üzerine inşaat yapılan ve kat irtifakı tesis edilen 4 parselde davalının davacıya mülkiyeti nakledilecek bir payı yoktur. Başka bir anlatımla, satış vaadi sözleşmesine konu “A bloktaki 6. kat denize bakan daire” mülkiyetinin davacıya geçirilmesi olanaksızdır. 18.10.1995 tarihli satış vaadi sözleşmesinin aynen ifası mümkün olmadığından davacı bu sözleşmeye dayanarak mülkiyet aktarımı isteyemez. Zira, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın kabulüne karar verilebilmesi için sözleşmenin aynen ifa olanağı bulunmalıdır. Sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerli ve davacı koşulları varsa Borçlar Kanunu m.96’ya dayanarak davalıdan adem-i ifa sebebiyle tazminat talep edebilirse de aynen ifa olanaksız bulunduğundan münhasıran mülkiyet aktarımına ilişkin davanın reddi açıklanan nedenlerle doğrudur.
Davalının karar düzeltme isteminin kabulü gerekir.
SONUÇ: Davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile bozmaya ilişkin Dairemizin 25.06.2009 tarih 2009/5282-8019 sayılı ilamının kaldırılmasına, davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin yatırılan karar düzeltme harcının yatırana iadesine, 26.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.