YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6316
KARAR NO : 2010/7003
KARAR TARİHİ : 14.06.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.05.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayalı geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davalı 23 ve 25 parsel sayılı taşınmaz malikleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişinin 12.01.2010 günlü raporunun ekindeki krokide yeşil renkle gösterilen yerlerden geçit kurulmuştur.
Hükmü, 24 sayılı parsel maliki … temyiz etmiştir.
Davacının maliki olduğu 45 sayılı parselin yola bağlantısı bulunmadığı, mutlak geçit ihtiyacı içerisinde olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Somut olaya gelince;
Mahkemece yapılan keşif sonrasında düzenlenen 12.01.2010 tarihli fen bilirkişisi …’nın raporunda geçit için düşünülen 2. ve 3. alternatifin %15–20 eğimli olduğu, buradan geçit verilmesi halinde yapılacak tesfiye çalışmasının davacıya ek masraf getireceği belirtilerek en az masraflı geçitin 1. alternatif olduğu belirtilmiştir. Ancak söz konusu raporda yapılacak masrafın ne kadar olduğu açıklanmamıştır.
Bilirkişi raporunda 2. ve 3. alternatifle ilgili olarak %15-20 eğim olduğu ve geçit için uygun olmayacağı düşünülmüşse de fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davacının eğimin giderilmesi masraflarına katlanması gerekeceğinden bu seçeneklerdeki eğimin giderilmesi dahil bütün masraflar hesap ettirilmelidir. Dava konusu yapılan 23 sayılı parsel 332,65 m², 24 sayılı parsel 540,54 m², 25 sayılı parsel ise 2.207,45 m², yüzölçümündedir. Yukarıda sözü edilen komşuluk hukuku ilkeleri ve fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi uygun geçit yerinin 43, 44 ve 48 sayılı parsel üzerinden aranmasını gerektirmektedir. Çünkü, daha küçük yüzölçümlü 23, 24 ve 25 sayılı parseller üzerinde geçit kurulması ile bu parsellerin yüzölçümü daha da küçülecek, ekonomik olarak kullanımı zorlaşacaktır.
Mahkemece, yapılan bu saptama gözetilerek davacıya dava dışı 43, 44 ve 48 sayılı parsel malikleri hakkında dava açmak üzere uygun bir süre verilmeli ve eldeki dava dosyası ile açılacak dava dosyası birleştirilerek, davacının ihtiyacı olan geçit güzergahı 43, 44, 48 sayılı parseller üzerinde aranmalı ve oluşacak sonuca göre uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 14.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.