Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/6317 E. 2010/7665 K. 02.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6317
KARAR NO : 2010/7665
KARAR TARİHİ : 02.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 04.10.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, icap ve icabın kabulü suretiyle oluşan sözleşme nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı kooperatif, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü davacılar temyiz etmiş, Dairemizin 17.03.2009 tarihli ilamında yazılan nedenlerle eksik inceleme araştırmaya dayalı hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyulmuş, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı kooperatif temyiz etmiştir.
Dairemizin 17.03.2009 tarihli 2009/1 – 3297 sayılı bozma ilamında belirtildiği üzere; varlığı iddia edilen sözleşme icap ve icabın kabulü suretiyle kurulmuştur. Davalı, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa tabi kooperatif tüzel kişisidir. Anılan yasanın 42/6.maddesi hükmüne göre kooperatiflerde, gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliği, yerinin ve azami fiyatının, satılacak gayrimenkulün ise asgari fiyatının belirlenmesi yetkisi kooperatifin en üst organı olan genel kurula tanınmıştır. Başka bir deyişle, kooperatifin tapuda malik olduğu veya şahsi hak suretiyle kazandığı bir taşınmazın bu konuda kooperatif genel kurulu kararı olmadan satışı olanaksızdır. Hatta yasanın açık hükmünde gösterilen yönteme uyulmadan yapılan satışa, sonradan icazet verme olanağı dahi bulunmamaktadır.
Bu açıklamalardan anlaşılacağı gibi, kooperatife ait bir gayrimenkulün satışı sıkı şekil koşullarına bağlı olup genel kurul kararını gerektirdiğinden, bu konuda yöntemine uygun genel kurul kararı bulunup bulunmadığının tespiti önem kazanmaktadır. Dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre, satışa ilişkin yöntemine uygun genel kurul kararı bulunmadığı tespit edildiğinden “tutanaktır” başlıklı belge de genel kurul kararı niteliğinde olmadığından, davanın reddi yerine istemin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 02.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.