Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/6350 E. 2010/7254 K. 17.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6350
KARAR NO : 2010/7254
KARAR TARİHİ : 17.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.12.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “… oğlu, …” olarak yazılı kimlik bilgilerinin “… oğlu, …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre bir davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacı, dava dilekçesine eklediği tapu kayıt örneği ile murisine ait 735 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarındaki nüfus bilgilerinin, nüfus kayıtları ile uyumlu hale getirilmesini istemiş, mahkemece, hüküm fıkrasında parsel numarası belirtilmeden davanın kabulüne karar verilmiştir. Tapu kayıtlarından, tapulama nedeni ile tescil edilen 735 parsel sayılı taşınmazın sayfası imar nedeni ile kapatıldığı ve imar uygulamasıyla oluşan 9096 ada 1 parsel sayılı taşınmazda “… oğlu, …” paydaş olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece verilen kararda iki tarafa yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde açık olarak yazılması gerektiği HUMK’nun 389. maddesinde düzenlenmiştir. Hüküm fıkrasında mahkemenin neye karar verdiği açıkça yazılmalı ve infazı mümkün olmalıdır. Bundan ayrı, tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemli davalarda tapu sicil müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Somut olayda, infazda duraksamaya neden olacak biçimde parsel numarası belirtilmeden davanın kabulüne ve yargılama harcının davalıdan alınmasına karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/VII maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine;
(2.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının bir numaralı bendinin tümünün hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine “İstanbul, …, 9096 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 45554/51672 pay maliki “… oğlu, …” kaydının “… oğlu, …” olarak düzeltilmesine” sözcüklerinin yazılmasına;
Hüküm fıkrasının 2. bendindeki “harcın” kelimesinden sonra gelen “davalı” kelimesinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine “davacı” kelimesinin yazılmasına; hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, 17.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.