Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/6416 E. 2010/7255 K. 17.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6416
KARAR NO : 2010/7255
KARAR TARİHİ : 17.06.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.01.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 25.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalılar adına kayıtlı 2973 parsel sayılı taşınmazda bulunan bina üzerine kendi malzeme ve emeği ile kat yaptığını, bina değerinin arsa değerinden fazla olduğunu ileri sürerek, 2973 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile yaptığı binaya isabet eden pay oranında adına tescilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın değeri dikkate alınarak mahkemenin görevli bulunmadığına karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu iptal ve pay tescili istemine ilişkindir.
Görev, bir davaya o yerdeki hüküm mahkemelerinden hangisi tarafından bakılacağını belirtir. (Medeni Usul Hukuku-Prof.Dr.Baki Kuru) Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görev, kural olarak müddeabihin miktar ve değerine göre tespit edilir. Tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davalarda da mahkemenin görevi, taşınmazın dava tarihindeki değeri dikkate alınarak belirlenir. Mahkeme, elindeki davada yapacağı inceleme sonucunda görevsiz olduğu kanısına varır ise, görevsizlik kararı vererek, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermekle yetinir. Dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi ve davaya görevli mahkemede devam edilmesi için, davacının, görevsizlik kararına karşı temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay onama kararının tebliğ edildiği tarihinden itibaren on gün içinde görevli veya görevsiz mahkemeye başvurarak davalıya çağrı kâğıdı tebliğ ettirmesi gerekir. Aksi halde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği HUMK’nun 193. maddesinde hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, davacının Malatya 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada, sulh hukuk mahkemesi görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, karar temyiz edilmeksizin 26.11.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra 17.12.2008 tarihinde başvurmuştur. Mahkemece, HUMK’nun 193.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında hüküm verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 17.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.