Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/6522 E. 2010/7374 K. 28.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6522
KARAR NO : 2010/7374
KARAR TARİHİ : 28.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 17.09.2007 gününde verilen dilekçe ile isnat duvarı yapılmak suretiyle taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar; dava dışı İstanbul Deri Organize Sanayi Bölgesi adına tapuda kayıtlı olan 5919 ada 11 parsel numaralı taşınmazın tahsis sahibi olduklarını, 5919 ada 7 parsel numaralı komşu taşınmaz maliki davalının, istinat duvarı yapmadan parselinde yaptığı hafriyat çalışması sonucu oluşan kot farkı nedeniyle 11 parselde bulunan fabrika binasının yıkılma tehlikesinin bulunduğundan, toprak kaymasının önlenmesi için davalı tarafından parseller arasında istinat duvarı yapılmak suretiyle muarazanın önlenmesini istemişlerdir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulü ile dava konusu taşınmazlar arasına istinat duvarının davalı tarafından yaptırılmasına karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir
2-HUMK.nun 388 ve 389’ncu maddeleri hükmünce yazılan kararlarda taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Aksi halde taraflar hükmün infazı sırasında yeni bazı uyuşmazlıklar içine düşer.
Somut olayda; 11 parsel numaralı taşınmazda bulunan fabrika binasının bilirkişi raporlarında davalının yaptığı hafriyat çalışması nedeniyle yıkılma tehlikesi bulunduğundan, taşınmazlar arasına yapılması gerektiği bildirilen istinat duvarının eni, boyu, yüksekliği ve niteliği ile ilgili bilirkişilere proje hazırlatılmadan hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Mahallinde yeniden keşif yapılıp taşınmazlarda inceleme yapılarak, dava konusu taşınmazlar arasına yapılması gereken istinat duvarının, niteliğini ve ebatlarını gösterir şekilde inşaat bilirkişi tarafından fen kurallarına uygun şekilde projelendirilmiş şeklini gösterir rapor alınmaksızın hükmün infazı sırasında yeni uyuşmazlıklar doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 28.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.