YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6725
KARAR NO : 2010/8017
KARAR TARİHİ : 08.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.03.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki şerhin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin gider olmadığından reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydındaki şerhin kaldırılması isteğine ilişkindir.
Davacı, dava konusu taşınmazların tapu kaydındaki “1164 sayılı Arsa Ofisi Kanununun 11. maddesi ve Yönetmeliğin 58. maddesi uyarınca Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü’nün sattığı arsaları alanlar en geç 2 yıl içinde tasdikli imar planları uyarınca inşaat yapmak zorundadırlar. 2 yıl içinde tasdikli imar planına uygun inşaat yapılmadıkça satılamaz, devredilemez ve haczedilemez” şeklindeki şerhin taşınmazlar üzerine projeye uygun inşaatların yapıldığını ileri sürerek terkinini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazların geldisi olan 2442 ve 2443 parsel sayılı taşınmaz maliklerinin kamulaştırma bedeli nedeniyle dava açma ihtimallerinin bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazlara ilişkin dava bulunduğu gerekçesiyle istem reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Bilindiği gibi, tapu kütüğüne yazılarak alenileştirilmesinde fayda olunan hukuki ilişki ya da fiili durum şeklinde tarif edilen beyanlar Türk Medeni Kanununun 1012. ve Tapu Sicil Tüzüğünün 60. ve devamı maddeleri uyarınca tapu kaydının beyanlar sütununda yer alır. Eldeki davada da dava konusu taşınmazın beyanlar sütununda “1164 sayılı Arsa Ofisi Kanununun 11.maddesi
ve Yönetmeliğin 58.maddesi uyarınca Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünün sattığı arsaları alanlar en geç 2 yıl içinde tasdikli imar planları uyarınca inşaat yapmak zorundadırlar. 2 yıl içinde tasdikli imar planlarına uygun inşaat yapılmadıkça taşınmaz satılamaz, devredilemez ve haczedilemez” şeklinde kayıt bulunmaktadır. Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler uyarınca dava konusu taşınmaz üzerine beyan kaydı işlenmiştir. Bu kaydın terkini yine kaydın dayanağı olan yasal mevzuatın aradığı koşulların gerçekleşmesine bağlıdır.
Gerçekten, Arsa Ofisi Kanununun 11.maddesi “Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü sattığı veya devrettiği arsa ve arazinin amacına uygun kullanılması için tapu kayıtlarına, satış şartlarına uygun alt yapı, yapı veya tesis yapılmadıkça üçüncü kişilere satış, devir ve temlik yapılamayacağı ve haczedilemeyeceği hususunda şerhler koydurmaya ve/veya bu amaca yönelik sözleşmeler yapmaya yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esaslar yönetmelikle belirlenir” şeklindedir. 11 Ekim 2005 tarihli “1164 sayılı Arsa Yönetim ve Değerlendirme Hakkındaki Kanunun 11. maddesinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik” ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının bulunan beyanda sözü edilen yönetmeliğin yürürlükten kalkmış ve yeni yönetmelikte maddede sözü edilen şerhlerin dayanağı 4.maddede kaldırılmasına ilişkin esaslar ise 7.maddede gösterilmiştir. Yönetmeliğin anılan 7. maddesi d projeye uygun yapılanmanın yanı sıra son fıkrasında da “yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda şerhin kaldırılabilmesi için taşınmazın satışından dolayı idareye borcun ve dava durumunun bulunmaması gereklidir” koşulunu da getirmiştir. Yasa ve yönetmelik hükmünde şerh kavramı kullanılmış ise de, yasanın getirdiği kısıtlamalar tapu kaydının beyanlar sütununda gösterilebilecek hususlardan bulunduğundan şerh kavramını hukuki anlamda belirtme olarak anlamak gerekir.
Somut olayda; dava konusu taşınmazlar Arsa Ofisi tarafından davacıya satılmış, taşınmazın tapu kaydına da “1164 sayılı Arsa Ofisi Kanununun 11. maddesi ve Yönetmeliğin 58. maddesi uyarınca Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü’nün sattığı arsaları alanlar en geç 2 yıl içinde tasdikli imar planları uyarınca inşaat yapmak zorundadırlar. 2 yıl içinde tasdikli imar planına uygun inşaat yapılmadıkça satılamaz, devredilemez ve haczedilemez” şeklinde belirtme yapılmıştır. Şimdi davacı dava konusu taşınmazlar üzerindeki inşaatların projeye uygun olarak tamamlandığını belirterek kayıttaki açıklamanın terkinini istemektedir. Mahkemece taşınmaz başında keşif yapılmış, davacının da kabul ettiği gibi 675 ada 2, 676 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapılar hariç diğer inşaatların tamamlandığı, iskan ruhsatlarının da alındığı anlaşılmıştır. Ayrıca, davacıların davalı idareye borçlarının olmadığı da sabittir. Mahkemece bu olgular nazara alındığında inşaata başlanmamış, 675 ada 2 ve 676 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar dışındaki taşınmazlar yönünden kayıttaki şerhin terkini koşullarının oluştuğunun kabulü gerekir. Tüm bu hususlar gözardı edilerek dava konusu taşınmazlara ilişkin davalı idareye karşı açılmış bir dava mevcut olmadığı halde dava açılması ihtimalinden söz edilerek davanın reddi doğru görülmediğinden karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 08.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.