Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/6778 E. 2010/8012 K. 08.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6778
KARAR NO : 2010/8012
KARAR TARİHİ : 08.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.06.2009 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkına konu taşınmaza elatmanın önlenmesi, kal ve çekişmenin giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.10.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı …Ş. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, intifa hakkına konu taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacı şirket, 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 15 yıl süreli intifa hakkı sahibi olduğunu, bu hakkını bayisi … aracılığı ile kullandığını, ancak bayinin aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak davalı …Ş.’den temin ettiği otogazı taşınmaz üzerine kurduğu otogaz tesislerinde sattığını ileri sürerek bayilik sözleşmesine aykırı olarak intifa hakkını da ihlal eder şekilde otogaz satışı nedeniyle elatmanın önlenmesini, tesislerin kaldırılması ve taraflar arasındaki çekişmenin giderilmesini istemiştir.
Davalı …Ş., davanın reddini savunmuş, mahkemece taşınmaz üzerinde otogaz tesislerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davalı …Ş. yararlarına nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek temyiz etmiştir.
Bilindiği gibi intifa hakkına elatmanın önlenmesi ve kal istemi ile açılan davalarda yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin dava değerine göre takdiri gerekir. Eldeki davada da dava değeri 20.000.00 TL gösterilmiştir. Dosyadaki belge ve delillere göre, davacının intifa hakkı sahibi olduğu ve üzerinde davalı …’un davacının bayisi olarak işlettiği akaryakıt istasyonu bulunan taşınmaza davalıların sözleşmeye aykırı olarak LPG tesisi kurmadıkları sabit olup mahkemece dava reddedilmiştir. Bu durumda davalı …Ş. vekili yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi vekalet ücreti takdiri gerekir. Ancak mahkemece davalı vekili yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu husus doğru görülmemiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yerel mahkemenin vekalet ücretinin takdirine ilişkin hükmünün HUMK’nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasından 5.bendinin çıkartılarak, yerine “Davalı …Ş., davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 2400 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …Ş.’ye verilmesine” cümlesinin 5.bent olarak hüküm fıkrasına eklenmesine, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 08.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.