YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7247
KARAR NO : 2010/7848
KARAR TARİHİ : 06.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 29.01.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı temliken tescil isteğine ilişkindir.
Davalılar davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Mahkemece dava kabul edilmiş, bilirkişi krokisinde A harfi ile gösterin 99,37 m2.lik ev yeri ile 19.30 m2.lik avlusunun bulunduğu taşınmaz bölümü üzerine davacı lehine irtifak hakkı kurularak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hükmü davalılardan … temyiz etmiştir.
Eldeki davanın çözümünde öncelikle davalıların kabul beyanlarının hüküm ve sonuç doğurup doğurmayacağı yönü üzerinde durulması gerekecektir. Gerçekten HUMK’nun 95.maddesi uyarınca feragat ve kabul kati bir hükmün hukuki sonuçlarını meydana getirir. Ancak kabul beyanının hüküm ve sonuç meydana getirmesi davayı kabul eden kişinin dava konusu hak üzerinde tam bir tasarruf yetkisinin bulunmasına bağlıdır. Somut olayda olduğu gibi, 3194 sayılı İmar Kanununun 18.maddesi tasarruf konusuna kamu düzeni nedeni ile yasaklama getirmiş, imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacı ile arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planlarına sınırlama koymuş ise davanın kabulü hüküm ve sonuç meydana getirmez.
Dolayısıyla davalıların davayı kabul etmiş olmaları mahkemece de davanın kabulünü gerektirmez.
Çekişmenin esasına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemenin nitelendirdiğinin aksine dava taşkın yapılara uygulanacak Türk Medeni Kanununun 725.maddesine dayanılarak değil bir malzeme malikinin başkasının arsası üzerine bina yapması durumunda malzeme sahibinin haklarını düzenleyen Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanarak açılmıştır. Bu madde uyarınca açılan davalarda taşkın yapılar için uygulanması gereken aynı yasanın 725.maddenin 2.fıkrasındaki irtifak hakkı kurulmasına dair hükmün uygulama olanağı yoktur. Başka bir anlatımla orta yerde taşkın yapı olmadığından davacı yararına irtifak hakkı tesis edilmez. Öte yandan, yukarıda sözü edildiği üzere ve mahkemenin kabulü dahilinde olduğu gibi 3194 sayılı Yasanın 18.maddesinin son fıkrası pay tesciline olanak vermediğinden mahkemece davanın reddi yerine isteğin hüküm altına alınmış olması doğru görülmediğinden karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 06.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.