YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7296
KARAR NO : 2010/8342
KARAR TARİHİ : 15.07.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.02.2010 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni – kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın derdestlik nedeniyle açılmamış sayılmasına dair verilen 13.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, müdahalenin meni ve kal istemlerine ilişkindir.
Davalı, Balıkesir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/205 esas sayılı dava dosyasında aynı konuya ilişkin olarak dava açıldığını ve halen derdest olduğunu söyleyerek, derdestlik itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, davalının derdestlik itirazı kabul edilmiş, HUMK’nun 409/5.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Bir davanın derdestlik nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir. Bu şartlar, aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte olması ve birinci dava ile ikinci davanın aynı dava olmasıdır. Her iki davanın aynı anda olduğunu söyleyebilmek için, maddi anlamda kesin hükümde olduğu gibi birinci dava ile ikinci davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. Somut olayda; Balıkesir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/205 esas 2009/461 karar sayılı dava dosyasının derderst olup olmadığının saptanmasına gelince;
Balıkesir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/205 esas 2009/461 karar sayılı dava dosyasında; davacı …, davalı … olup, dava müdahalenin meni ve tapu iptali tescili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davacının davasını takip etmediği anlaşılmakla 27.05.2009 tarihinde dosya işlemden kaldırılmış, üç aylık süre içerisinde yenilenmediğinden dolayı da 26.08.2009 tarihi itibariyle HUMK’nun 409/5.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Yerel mahkemece, bu hususlar karar gerekçesinde isabetli olarak saptanmıştır. Ancak yerel mahkeme, Balıkesir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/205 esas 2009/461 karar sayılı dava dosyasında davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararının kesinleşmediğini gerekçe göstererek derdestlik itirazını kabul etmiştir. Mahkemenin bu gerekçesi isabetli değildir.
Davanın açılmamış sayılması kararı ile dava açılması ile meydana gelmiş olan sonuçlar ortadan kalkar. Yani, yeniden harç verilerek açılan yeni davada eski davanın açılması ile meydana gelen sonuçlar devam etmez. Bu nedenle; davanın açılmasıyla doğmuş olan derdestlik durumu, davanın açılmamış sayılmasıyla son bulur. Mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararı henüz kesinleşmemiş olsa bile derdestlik durumu gene son bulur. Çünkü, dava, yenileme süresinin bittiği (veya dosyanın üçüncü defa takipsiz bırakıldığı) tarihte kanundan dolayı (ötürü) açılmamış sayılmıştır. Somut uluşmazlıkta, 26.08.2009 tarihinde Balıkesir 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/205 esas sayılı dosyası derdest olmaktan çıkmıştır. Eldeki dava 23.02.2010 tarihinde yeniden harcı ödenerek açılmıştır. Dairemizin de benimsediği Hukuk Genel Kurulunun 1996/19-461 esas 607 karar sayılı kararında da, davanın açılmamış sayılması kararı temyizi kabil bir karar ise de, derdestlik yönünden kararın kesinleşmesini aramaya gerek yoktur denilmektedir. Derderstlik, dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren üç aylık süreyle sınırlı olmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir. Ancak, davanın açılmamış sayılmasını gerektiren şartların doğumu ile dava kendiliğinden ortadan kalkar ve derdest olmaktan çıkar. (Prof.Dr. Baki Kuru, HUMK 6.baskı, cilt 4, 2001 yılı, s.4136 vd).
Tüm bu açıklamalar ışığında, mahkemenin işin esasını inceleyerek sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.