YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7311
KARAR NO : 2010/8184
KARAR TARİHİ : 12.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.01.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 1991 yılında üye olduğu SS … Konut Yapı Kooperatifi üyeliğinden 01.10.1997 tarihli yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini ve üyelik hakkının …’e 1500 TL bedelle tahsis edilerek dairenin satıldığını, Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı dava sonucunda ihracına ilişkin kooperatif yönetim kurulu kararının iptal edildiğini, bu arada kooperatife üye olarak alınan …’ün dava konusu meskeni eşi davalı …’e devrettiğini belirterek tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
Davalı cevabında davacının kendisine karşı değil kooperatife karşı talepte bulunması gerektiğini, davacının tescil isteyemeyeceğini, ancak tazminat talep edebileceğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptal edilerek dava konusu dairenin yeni üye olarak alınan …’e verildiği, …’ün de taşınmazı eşine devrettiği, yapılan kura çekimleri ve alınan kararlara göre dava konusu taşınmazın davacıya isabet ettiği, kooperatif tarafından ve yeni üye tarafından eşine yapılan devrin hileli ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı … vekili temyiz etmiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16/son maddesi uyarınca haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların hak ve yükümlülükleri çıkarma kararı kesinleşinceye kadar devam eder. İhraç kararının iptali ile de davacının önceki üyeliği devam etmektedir. Dosyadaki belge ve delillere göre, davacının kooperatifin ortağı iken ortaklıktan çıkarıldığı ve mahkeme kararı ile ortaklığa döndüğü, söz konusu kooperatifte davacıya verilecek başkaca bir konut da bulunmadığı hususlarında uyuşmazlık yoktur. Bu durumda kooperatifin ortağı olan davacıya bağımsız bölüm tahsisinin mümkün olmadığı açıktır. Davacının ancak tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları da bu doğrultudadır. Bu sebeple tescil talebinin reddi yerine çekişmeli bağımsız bölümün davacı adına tesciline karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.