Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/7327 E. 2010/8360 K. 15.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7327
KARAR NO : 2010/8360
KARAR TARİHİ : 15.07.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.06.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 1082 parsel sayılı taşınmaz maliki, taşınmazı üzerinden davalının 735 parseli yararına geçit hakkı tesis edildiğini, kendisinin sulama amaçlı olarak geçit kurulan taşınmaz bölümünden sulama borusu geçirdiğini, geçit hakkı sahibi olan davalının bu boruları kırarak 1082 sayılı parselinin sulanmasına engel olduğunu, ortaya çıkan muarazanın giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiş, “1082 numaralı parsele davalının vaki müdahalesinin men’ine” karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık bilirkişi krokisinde 735 parsel lehine 1082 parsel üzerinden kurulan geçit yerinin kullanılma biçimi konusuna ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 747.maddesi hükmüne göre geçit hakkı genel yola bağlantısı bulunmayan veya yeterli geçidi olmayan malikin genel yola bağlantısının sağlanması amacıyla tesis edilir. Bir irtifak hakkı olan geçit hakkı lehine kurulan taşınmaz malikine genel yola geliş-gidiş sağlar. Bu özelliğinden dolayı da arazinin üstü ile ilgilidir. Ne var ki, üzerinden geçit kurulan arazi malikinin taşınmazın üstünde ve altındaki mülkiyet hakkı devam eder. Dolayısıyla, arazi malikinin geçit hakkı ile bağdaştığı oranda mülkiyet hakkı sebebiyle taşınmazdan yararlanma hakkı vardır.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olayda mahkemece yapılması gereken iş, yerinde keşif suretiyle inceleme yaptırılarak 735 parsel malikinin arazi üzerinden geliş-gidişine engel olmadan davacının geçit yeri altından su borularının geçiş şeklini saptamak ve infaza elverişli rapor almak, bu şekilde davalının muarazasının giderilmesine karar vermek olmalıdır.
Değinilen yön bir yana bırakılarak davalının geçit yeri üzerindeki hakkını bertaraf eder şekilde davanın kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 15.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.