Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/7586 E. 2010/8235 K. 13.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7586
KARAR NO : 2010/8235
KARAR TARİHİ : 13.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapuda isim düzeltilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 29.04.2010 gün ve 2010/3789 – 4779 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde 3 ada 5 parsel ve 2 Ada 3 parsel sayılı taşınmazlarda “Hammadi oğlu Şahade” yazılı ismin “… oğlu …” olarak düzeltilmesini istemiştir. Daha sonra 02.04.2009 tarihli dilekçe ile davacı, dava dilekçesinde belirtilen parsel numaralarında yanlışlık olduğunu ve bu parsellerin 1515 ve 1516 parsel numarasını aldıklarını belirterek dava ettiği parsel numaralarını değiştirmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinin talep kısmının değiştirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine hüküm Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Kaydında düzeltme yapılması istenilen taşınmazlar dava dilekçesinde …Köyünde olup, 3 ada 5 parsel ve 2 Ada 3 parsel numaralı taşınmazlardır. Davacı 02.04.2009 tarihli dilekçesinde, isteminin aslında Merkez … Köyü 1515 ve 1516 parsel numaralı taşınmazlar olduğunu bildirmiştir. Bu parseller arasında bir irtibat olsun ya da olmasın davadaki taraflar değişmediğine göre, sonradan numaraları bildirilen taşınmazların maliklerinin kimlik bilgilerinde bir yanlışlık var ise, bu yanlışlığın düzeltilmesinde bu parsellerle mülkiyet ilişkisi içinde olan kişilerin davada davacı olarak yer alması koşulu ile davanın yürütülüp bitirilmesinde hukuki bir engelin varlığından söz edilemez. Mahkemece getirtilen 1515 ve 1516 parsel numaralı taşınmazların maliki “… oğlu …” olup, davacıların veraseten taşınmazlarda mirasçılık ilişkisi içinde olduğu açıktır. Düzeltme talebinde bulunmalarında hukuki yararları vardır. 1515 ve 1516 parsel numaralı taşınmazlarla davacının mülkiyet ilişkisi yokmuş gibi düşünülerek davanın reddi doğru olmamıştır. Mahkemece ıslah edilen istem doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle davanın reddi doğru görülmemiş, Dairemizce kararın sehven onandığı anlaşıldığından onama kararının kaldırılarak hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 29.04.2010 tarihli ve 2010/3789 – 4779 esas ve karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 13.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.