YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7648
KARAR NO : 2010/8234
KARAR TARİHİ : 13.07.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.07.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, maliki oldukları 595 ada 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan binalarının dış duvarının davalılar tarafından kendi duvarları gibi kullanıldığını, davalılara binalarının dış kısmına duvar yaptırılarak elatmalarının önlenmesini ve 2000 TL ecrimisilin tahsilini istemişlerdir.
Davalılar, savunma yapmamışlardır.
Mahkemece, duvar yapılmayarak dükkanını daha geniş bir şekilde kullanmak suretiyle fayda sağlayan bitişik 595 ada 58 parsel sayılı taşınmazda 2 numaralı bağımsız bölüm malikleri aleyhine açılan davanın kabulüne,iç duvar yapılmak suretiyle elatmanın önlenmesine ve 1440 TL ecrimisilin bu davalılardan tahsiline, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, aleyhine hüküm kurulan davalılardan … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Ecrimisil, Türk Medeni Kanununun 995. maddesine göre taşınmaz (veya taşınır) üzerinde zilyetliği bulunmayan malik (davalı-karşı davacılar) tarafından, taşınmaza bir hakka dayanmadan veya malike karşı ileri sürülebilir bir hakka dayanmadan zilyet olan kimseye (davacı-karşı davalı) karşı yöneltilebilen bir talep ve dava türüdür. Malik haksız veya kendisine karşı ileri sürülebilir bir hakka sahip olmayan davalıdan taşınmazın iadesini (TMK. mad. 718/1,683) ve ecrimisil (haksız işgal tazminatı) isteminde bulunabilir.
Bitişik nizam usulüne göre yapılan binalarda her taşınmaz üzerine yapılan binanın, kendisine ait özel dış duvarlarının da yapılması ve böylece komşulara ait binaların dış duvarlarının birbirlerine bitişik yapımının sağlanması gerekir. Somut olayda; davalılara ait dükkan dış duvarının ki (bu 595 Ada 58 parsel sayılı taşınmazın dış duvar yerini teşkil etmektedir) bir duvar yapmaksızın davacı tarafın yararlanması müdahale niteliğinde olup, elatmanın önlenmesine ilişkin mahkeme hükmünde yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ancak; davalının duvar yapmaksızın yürüttüğü kullanma biçimi davacı taşınmazının kullanılmasında bir azalma ya da zararlandırıcı unsur teşkil etmediği sürece sadece davalı yanın kendi alanında kazandığı zemin genişliğinin davalıya yarar sağladığı düşüncesiyle ecrimisile hükmedilemez.
Mahkemece, bu hususlar bir yana bırakılarak ecrimisil isteminin reddi yerine bu istemin de kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine; (2). bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 13.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.