YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8013
KARAR NO : 2010/8993
KARAR TARİHİ : 23.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.03.2009 gününde verilen dilekçe ile mera komisyon kararının iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.09.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mera tahsis komisyonu kararının iptali ve bu karara istinaden kayıtlara işlenen tahsis şerhinin terkini istemleriyle açılmıştır.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, mera tahsis komisyon kararının iptaline karar verilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmaz tapuda davacı Hazine adına kayıtlı olup, mera tahsis çalışmaları sırasında mera kaynakları arasına alınarak tahsis edildiği anlaşılmaktadır.
4342 sayılı Mera Kanununun 9. maddesine 4916 sayılı Kanunun 27. maddesi ile eklenen 7. fıkra ile; “Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde bulunan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya Hazinenin özel mülkiyetindeki arazilerin mera, yaylak veya kışlak olarak tespit ve tahdit çalışmalarından önce Maliye Bakanlığından izin alınır” hükmü getirilmiştir. Görüldüğü üzere, bu nitelikteki bir yerin 4342 sayılı Mera Kanununun 5.maddesinden yararlanılarak mera kaynakları arasına alınabilmesi anılan yasa hükmü uyarınca tespit ve tahdit çalışmalarından önce Maliye Bakanlığından izin alınması şartına bağlıdır.
Somut uyuşmazlıkta, değinilen biçimde işlem yapılmadığından dava konusu yerin mera kaynakları arasına alınması olanaklı değildir.
2010/8013-8993
Yapılan bu saptamaya göre davanın kabulü doğrudur ancak davada mera komisyonu kararının iptali yanında bu karara istinaden 897 ve 910 sayılı parsellerin tapu kayıtlarına işlenen tahsis şerhinin terkini de talep edildiğinden mahkemece bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmadığından karar bu sebeple bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.