Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/8094 E. 2010/9177 K. 27.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8094
KARAR NO : 2010/9177
KARAR TARİHİ : 27.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 04.12.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 2358 sayılı parselin tapu kaydında murisi dedesinin “… oğlu …” şeklindeki kimlik bilgilerinin “… oğlu … olarak” yine 2001-2110 ve 2312 parsel sayılı taşınmazlarda hissedar olan murisi babasının “… oğlu …” şeklindeki kimlik bilgilerinin “Müfrettin oğlu Hacı …” olarak, yine aynı parsellerde paydaş malik Akife kızı …’ın Akife kızı …, Akife oğlu …’ın Akife oğlu …, Nasiye kızı … şeklindeki kaydın Nasiye kızı … olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı idare vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Dava Türk Medeni Kanununun 1027.maddesi gereğince tapuda isim tashihi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti yada tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik yada hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
2010/8094-9177
Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Somut olayda, davacının murisi dedesi … oğlu … ve murisi babası Müfrettin oğlu … mirasçısı olduğu veraset ilamlarından anlaşılmakla davacının murisleri yönünden kimlik bilgilerinin düzeltilmesi ile ilgili aktif dava ehliyeti vardır. Ancak, dosyadaki Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/340-631 sayılı tapuda isim tashihi hükmünün dava konusu 2358 parsel sayılı aynı taşınmazla ilgili ve kesinleşmiş olup olmadığı böylece davacının murisi dedesi … oğlu … açısından davada hukuki yararının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Ayrıca diğer isminin düzeltilmesi istenen tapu malikleri Akife kızı … ve Akife oğlu … ve Nasiye kızı Bahriye yönünden de davacı ile aralarında irtibat kurulmamış, bu paydaşlar yönünden davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan davanın esasına dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.