Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/8214 E. 2010/11367 K. 26.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8214
KARAR NO : 2010/11367
KARAR TARİHİ : 26.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.12.2007 gününde verilen dilekçe ile yarglamanın iadesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 05.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13.04.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av…. ile karşı taraftan davalılar vekili Av…. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 445. maddesi hükmüne dayalı yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 445. maddesi uyarınca üç aylık hakdüşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı Hazine, Sarıyer İlçesi, İstinye mahallesinde bulunan 360 ada 1, 2, 46, 49, 51, 53, 55, 56, 58 ve 380 ada 14, 15, 19, 22 parsel sayılı taşınmazların 1/3 payının … adına kayıtlı olduğunu , …’in İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.08.1982 gün 1978/146 E. sayılı ilamı uyarınca 16.01.1977 tarihinden geçerli olmak üzere gaipliğine karar verildiğini ve mirasının Hazineye intikal ettiğini, davalıların 08.12.1976 günlü satış vaadi sözleşmesine dayanarak açtıkları tapu iptali ve tescil davası neticesinde, Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.05.1984 gün 1984/344 E. 1984/241 K. sayılı ilamı uyarınca … adına tescil edilen 1/3 payın 3/5 inin davalılar adına tesciline karar verildiğini ve kararın temyiz edilmediğinden kesinleştiğini, davanın açıldığı tarihte … ’in gaip olduğundan davayı takip eden vekilinin de yetkisiz bulunduğunu ileri sürerek, yargılamanın iadesi suretiyle Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.05.1984 gün 1984/344 Esasında kayıtlı ilamının ortadan kaldırılmasını ve davalılar adına tescil edilen payın Hazine adına tescilini istemiştir.
Davadaki istemin dayanağı, yargılamanın iadesine ilişkin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 445. maddesinin 8. bendidir. Davacı Hazine, Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesine satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak açılan 1984/344 Esas sayılı davada, davalı …’in vekili olarak davayı takip eden Av….’ın vaad borçlusu … ’in gaip olması nedeniyle temsile yetkili olmadığı, dolayısıyla davanın vekil ve mümessil olmayan kimseler huzuruyla görülerek sonuçlandırıldığı ileri sürülmüştür. Dosyada …’in Av. …’ı vekil tayin ettiğine dair vekaletname bulunmamaktadır. Keza Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin1984/344 Esasında kayıtlı karar da …’in mirasçısı olan Hazine’ye tebliğ edilmemiş, onu bağlar hale gelmemiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 447. maddesinde, aynı maddenin 8. bendine dayalı olarak açılan davaların kararın gerçek vekil veya mümessile tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde açılabileceği öngörülmüştür. Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin1984/344 Esas sayılı kararı Hazineye tebliğ edilmediğinden, Hazinenin yargılamasının iadesini istediği 1984/344 Esasında kayıtlı kararı eldeki davayı açtığı 04.12.2007 tarihinde öğrendiği kabulü gerekir. Yanlar arasındaki çekişmenin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın süre yönünden reddi doğru değildir.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile kararın BOZULMASINA, 750.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 26.10.2010 tarihinde oy birliği ile karar verildi.