Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/8269 E. 2010/9557 K. 30.09.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 09:09
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8269
KARAR NO : 2010/9557
KARAR TARİHİ : 30.09.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 24.02.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 04.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, maliki oldukları ... parsel sayılı taşınmazdaki zeytin ağaçlarının ürününü davalının hiçbir hukuki nedene dayanmadan topladığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesini ve 2006 yılından dava tarihine kadar geçen süre için belirlenecek ecrimisil bedelinin davalıdan alınmasını istemişler, 10.12.2009 günlü oturumda da ecrimisil bedelinin 5.000TL olduğunu belirtmişlerdir.
Davalı, dava konusu taşınmazı 35 yıldır kullandığını, taşınmazdaki ağaçları babasının diktiğini, ürünü öncesinde de babasının topladığını, kadastro çalışması ile taşınmazın davacılar adına yazıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesine ve toplam 780,13TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınmasına karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
TMK’nun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683/2. maddesi gereğince, “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir”. Malik, taşınmazına haksız elatma halinde hukuki himaye isteyebilir. Görevli mahkeme ise, çekişme konusu taşınmazın değeri ve bu istemin yanındaki ecrimisil yada tazminat miktarlarının toplamına göre belirlenir.
2010/8269 - 9557
Somut olayda, davacılar, dava dilekçesinde 5.000TL dava değeri belirterek, davalının taşınmaza elatmanın önlenmesini ve 2006 yılından dava tarihine kadar belirlenecek ecrimisil bedelinin davalıdan alınmasını istemişler, davacılar vekili 10.12.2009 tarihli oturumda dava dilekçesinde gösterilen 5.000TL değerin ecrimisil bedeli olduğunu belirtmiştir. Dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın değerinin belirtilmediği görülmektedir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, re’sen dikkate alınır. Mamelek hukukundan doğan davalarda görev, dava konusunun dava tarihindeki değerine göre tespit edilir. Elatmanın önlenmesi, tescil gibi taşınmazın aynına yönelik davalar taşınmazın dava tarihindeki değeri, bunun yanında ecrimisil yada tazminat talep edildiğinde de, bu istemlerin toplamı dava değerini oluşturur. (Harçlar Kanunu m.16)
Somut uyuşmazlıkta, keşif sonrası ziraat bilirkişisinin düzenlediği 22.01.2010 tarihli raporda, taşınmazın elatılan bölümünün dava tarihinde 4.711,43TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, taşınmazın elatılan kısmının değeri ile dava dilekçesindeki ecrimisil bedeli toplamı dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, davacılar 1372 parsel sayılı taşınmazda paydaş bulunduklarından, davacılar payı oranında ecrimisile karar verilmesi yerine, tamamının hüküm altına alınması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 30.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.