Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/8325 E. 2010/10284 K. 11.10.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 09:09


YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8325
KARAR NO : 2010/10284
KARAR TARİHİ : 11.10.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.05.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ile haciz şerhlerinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Başkanlığı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 307 ada 3, 4, 6 ve 7 parsel numaralı taşınmazları davalılardan Çalış Belediyesi Tüzel Kişiliğinin ihtiyari aleni ihalesi sonucu ihalede satın aldığını, işlemin kesinleştiğini, bedellerini davalı belediyeye ödediğini, ancak tapuda tescil işlemi yapılmadığını, bu arada diğer davalılar lehine ihtiyati haciz ve tedbir kayıtları konduğunu taşınmazların takyitsiz olarak adına tescilini istemiştir.
Davalılardan SGK, borçlu belediye ile uzlaşma komisyonunda anlaştıklarını, kayıtlardaki hacizlerin terkini için de tapu sicil müdürlüğüne başvurduklarını bildirmiş, kayıt maliki davalı davacıya mülkiyeti geçirmeye hazır olduklarını belirtmiş, diğer davalılar savunmada bulunmamışlardır.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalılardan SGK ve Hazine temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı SGK’nun bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İcra ve İflas Kanununun 257. maddesine göre, ihtiyati haciz rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş borcun tahsili amacı ile uygulanır. Tapu kaydına işlenen ihtiyati haciz şerhi ile taşınmaza getirilen kısıtlamanın varlığı üçüncü kişilere duyurulmuş olur. İhtiyati tedbir ise, HUMK'nun 101 ile 103. maddelerinde düzenlenmiş, geçici nitelikte bir önlem olup taşınmazların rızaen üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesini sağlar. Kayıtlardaki bu tür kısıtlamalar daima alacaklı yararınadır. Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesine göre taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olanaklıdır. Diğer taraftan aynı kanununun 1020. maddesi uyarınca tapu sicili herkese açıktır. Taşınmaz maliki tapu sicilinde görünürde malik olarak kim ise odur. Dolayısıyla taşınmaz malikinden hak ve alacaklı olanlar borçlunun mal varlığında bulunan taşınmaz mallara müracaat ederek alacağını tahsil etmek yetkisine sahiptir.
Dava 07.05.2009 tarihinde açılmış olup kayıtlardaki tedbir ve haciz şerhleri bu tarihten önce başka bir deyişle mülkiyet davalı ... Belediyesinde iken ve onun borçlarından dolayı işlenmiştir. Davacı ise mülkiyeti hükümle daha sonra kazandığından haciz ve tedbir şerhlerinden sorumludur. Dolayısıyla kayıtlardaki haciz ve tedbir şerhlerinin kaldırılmasına olanak yoktur.
Mahkemece yapılan bu saptamalar bir yana bırakılarak taşınmaz mülkiyetinin davacıya takyitler kaldırılmak suretiyle intikal ettirilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davalı SGK'nun temyiz itirazlarının reddine, (2). bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı kamu alacaklısı Hazine yararına BOZULMASINA, 11.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.