Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/8658 E. 2010/9614 K. 04.10.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 08:49


YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8658
KARAR NO : 2010/9614
KARAR TARİHİ : 04.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.08.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Dava, şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, taşınmazı tapudan satın aldığını açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan 14.08.1998 günlü biçimine uygun düzenlenen asra payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesine göre dava dışı ...’in maliki olduğu 2242 ada 4 sayılı parsel üzerine bodrum hariç 5 katlı, her katta iki daireli bir bina yapmak üzere davalının kayınpederi olduğu anlaşılan ...’nın yüklenici sıfatıyla sözleşme düzenlediği, bu sözleşme uyarınca yapıdaki 3. katta iki daire, 1. katta bir daireyle bir dükkanın yükleniciye bırakılmasının kararlaştırıldığı, başka bir deyişle çekişmenin 4. kattaki 10 numaralı bağımsız bölüm tapusunun yükleniciye verilmesinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Kısaca sözleşmeye göre 4. kattaki 10 numaralı bağımız bölümün mülkiyeti davacıya bırakılmıştır. Yine tapu kaydı ve resmi senet örneğinden, dava dışı ...’in 4. kattaki 10 numaralı bağımsız bölümü tapudan devretmek suretiyle davalıya temlik ettiği görülmektedir. Davalı ... tapuyu kendisine temlik eden kayıt maliki ...’ın kızıdır.
14.02.1951 tarihli ve 1949/17-1951/1 sayılı Yargıtaıy İçtihadı Birleştirme Kararına göre vakıa ve karinelerden olayda kanunen iyiniyet iddiasında bulunamayacak durumda olan kimsenin kötü niyetinin diğer tarafa ayrıca ispat ettirilmesi gerekmez. Aynı kural, Türk Medeni Kanununun 3. maddesinde “kanunun iyiniyetle hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyi niyetin varlığıdır ancak durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz” şeklinde ifade edilmiştir. Keza, Türk Medeni Kanununun 1024. maddesi hükmüne göre de ayni hak yolsuz olarak tescil edilmişse bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin tescile dayanma olanağı yoktur. Böyle olunca, arsa sahibi ...’ın kızı olan davalı, 10 numaralı bağımsız bölümün yüklenici davacıya bırakıldığını, buna rağmen ... tarafından kendisine tapunun kötü niyetli olarak devredildiğini bilmesi gereken kişidir. İktisabı yukarıda belirtilen kurallar karşısında korunamayacağından, davanın kabulü yerine yazılı bazı gerekçelerle reddi doğru değildir.
Kararın açıklanan sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.