Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/8669 E. 2010/10373 K. 12.10.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 08:35


YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8669
KARAR NO : 2010/10373
KARAR TARİHİ : 12.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.06.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 1257 parsel sayılı taşınmazda 2. katta bulunan daireyi 29.8.2008 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davalıdan satın aldığını, bedelini ödeyip, teslim aldığını belirterek adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan dava konusu taşınmazın davalı adına tescilli olduğu, davalının yap-satıcı sıfatıyla inşa ettiği binadaki dava konusu daireyi davacıya sattığı anlaşılmaktadır.
4822 sayılı Kanununla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3.maddesi ( c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanunun kapsamına alınmıştır. Dava konusu taşınmaz “konut” niteliğindedir. Anılan yasanın (e) bendindeki tanıma göre tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı; kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23.maddesi hükmüne göre de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir.
Somut olayda; davacının gerçek kişi tüketici sıfatıyla yapsatçıdan daire satın aldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu resen gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 12.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.