Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/8731 E. 2010/12336 K. 09.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8731
KARAR NO : 2010/12336
KARAR TARİHİ : 09.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.07.2008 gününde verilen dilekçe ile meradan yararlanma hakkına elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 11.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 09.11.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av…. ile karşı taraftan davalılar vekili Av…. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, meradan yararlanma hakkına dayalı haksız elatmanın giderilmesi istemi ile açılmıştır.
Davalılar, çekişmeli taşınmazda Dereiçi mezrasının yararlanma hakkı bulunduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmaz mera niteliğini taşımadığından bahisle davacıların aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
4342 sayılı Mera Kanununun 3. maddesine yapılan tanıma göre mera; hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Yasanın 4. maddesi uyarınca da mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Davanın tarafları … Köyü mensupları olup ayrı ayrı mezralarda ikamet eden kişilerdir.
İddia, savunma ve tüm dosya içeriğinde toplanan deliller ile ziraatçi bilirkişi raporu ve mahkemenin keşif tutanağına geçirilen gözlemine göre çekişmeli taşınmazın mera niteliğinde olduğu sabittir.
Mahkemece işin esasına girilerek yapılan bu saptamalara uygun bir hüküm kurulması gerekirken davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığından bahisle davanın reddi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 750.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 09.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.