Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/8823 E. 2010/10094 K. 08.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8823
KARAR NO : 2010/10094
KARAR TARİHİ : 08.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.02.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, 388 parsel sayılı taşınmazın tapu sicilindeki “… kızı, … …” ve 1865, 2690, 4505, 6872, 7425, 9354, 9606, 3140 ve 117 parsel sayılı taşınmazların tapu sicilindeki “… kızı, … …” olarak yazılı kimlik bilgilerinin “… kızı, … …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir.
Davacı, murisine ait olduğunu iddia ettiği taşınmazların tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin nüfus bilgileri ile uyumlu hale getirilmesini istemiştir. Davacı, kaydı düzeltilmesi istenen “… kızı … …’ın” annesi olduğunu iddia etmiş ise de, bunu kanıtlayan veraset belgesini sunmamıştır.
Davacının nüfus kayıtlarından da annesinin “… ve … kızı, 1905 doğumlu, 1969 ölü, … …” olduğu anlaşılmaktadır. Nüfus müdürlüğünden yapılan araştırmada da “… ve … kızı, 1915 doğumlu, 1992 ölü … …” kaydı bulunmuştur. Bu nedenle, davacının “… kızı … …”ın mirasçısı olduğunu gösterir belgenin getirtilerek, aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı denetlenmelidir.
Davacının aktif dava ehliyeti bulunması halinde;
Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen “… kızı … …” ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalıdır. Ayrıca, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır. Tüm bu araştırmalar sonucu hala “… kızı, … …” ve “… kızı, … …” ile “… kızı, … …” aynı kişi olduğuna dair kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu araştırma ve inceleme sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Mahkemece, eksik araştırma ve inceleme ile davacının istemlerinin hüküm altına alınması doğru bulunmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.